{"id":1561,"date":"2025-08-02T10:52:19","date_gmt":"2025-08-02T10:52:19","guid":{"rendered":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/?p=1561"},"modified":"2025-08-02T10:52:19","modified_gmt":"2025-08-02T10:52:19","slug":"reel-sosyalizmle-teorik-hesaplasma-ve-demokratik-sosyaliz-paradigmanin-cevabi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/reel-sosyalizmle-teorik-hesaplasma-ve-demokratik-sosyaliz-paradigmanin-cevabi\/","title":{"rendered":"Reel Sosyalizmle Teorik Hesapla\u015fma ve Demokratik sosyaliz Paradigman\u0131n Cevab\u0131"},"content":{"rendered":"<p>&nbsp;<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignnone  wp-image-1564\" src=\"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-content\/uploads\/2025\/08\/marx-engels-kolaj-300x167.jpg\" alt=\"\" width=\"553\" height=\"308\" srcset=\"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-content\/uploads\/2025\/08\/marx-engels-kolaj-300x167.jpg 300w, https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-content\/uploads\/2025\/08\/marx-engels-kolaj-768x426.jpg 768w, https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-content\/uploads\/2025\/08\/marx-engels-kolaj.jpg 861w\" sizes=\"auto, (max-width: 553px) 100vw, 553px\" \/><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>Hakk\u0131 tekin<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Bu \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f, devrimci iddialar ta\u015f\u0131yan bir projenin, zamanla kendi i\u00e7indeki bilgisel, \u00f6rg\u00fctsel ve zihinsel \u00e7eli\u015fkilerle \u00e7\u00f6k\u00fc\u015fe s\u00fcr\u00fcklenmesinin ifadesidir. Reel sosyalist deneyimler, iktidar\u0131 devirmekle \u00f6zg\u00fcrle\u015fmenin sa\u011flanamayaca\u011f\u0131n\u0131, devletin ele ge\u00e7irilmesinin toplumu \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmedi\u011fini ve en \u00f6nemlisi de devrimin, yaln\u0131zca iktisadi bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm de\u011fil, ayn\u0131 zamanda zihniyet, ahlak ve ya\u015fam bi\u00e7iminin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc oldu\u011funu g\u00f6steren tarihsel laboratuvarlard\u0131r.<\/p>\n<p>Bu \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f\u00fcn temelinde, Marksist-Leninist epistemolojisinin ve \u00f6rg\u00fct anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 tek y\u00f6nl\u00fc \u00e7izgi yer al\u0131r. Marksizm yaln\u0131zca bir teorik \u00e7er\u00e7eve de\u011fil, ayn\u0131 zamanda bir sistem mant\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Bu sistemin kurulu\u015f noktas\u0131, tarihin nesnel yasalarla i\u015fledi\u011fi, s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fkileriyle devrimin zorunlu oldu\u011fu bu zorunlulu\u011fun bilincine varan \u00f6nc\u00fclerin devrimi \u00f6rg\u00fctleyece\u011fi varsay\u0131m\u0131d\u0131r. Bu varsay\u0131m, bilgiyi nesnel ve merkezi k\u0131lar, siyaseti ise o bilginin uygulama s\u00fcreci olarak tan\u0131mlar. Bu nedenle marxs\u0131n materyalist tarih anlay\u0131\u015f\u0131, leninin de merkezi parti modeline, oradan da Sovyet tipi devlet sistemine evrilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Bu \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f\u00fcn temelinde, Marksist-Leninist epistemolojisinin ve \u00f6rg\u00fct anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 d\u00fcz \u00e7izgisel \u00e7izgi yer al\u0131r. Leninist modelin merkezinde yer alan \u201c\u00f6nc\u00fc parti\u201d, kendini halk\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda, ona bilgi ve bilin\u00e7 ta\u015f\u0131yan merkezi bir ak\u0131l olarak konumland\u0131r\u0131r. Bu yap\u0131, devrimci bilinci halk\u0131n kendisinde de\u011fil, onun d\u0131\u015f\u0131ndaki \u201cayd\u0131n\u201d kadrolarda tan\u0131mlar. Burada bilgi iktidar\u0131n merkezine yerle\u015fir. Bundan dolay\u0131 \u00f6nc\u00fc parti fikri, bilgisiyle birlikte hakikatin ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 merkez komiteye devreden d\u0131\u015fsalc\u0131 bir anlay\u0131\u015ft\u0131r. Bu model tepeden a\u015fa\u011f\u0131ya indirgenmi\u015f bilin\u00e7 kavray\u0131\u015f\u0131, diyalekti\u011fi dondurur, \u00e7\u00fcnk\u00fc halk edilgenle\u015fir. Bu \u00f6rg\u00fct yap\u0131s\u0131, zamanla halk\u0131n yerine ge\u00e7en bir devlet formuna d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Sovyet sistemi, bu \u00f6rg\u00fct mant\u0131\u011f\u0131n\u0131n makro d\u00fczeyde kurumsalla\u015fm\u0131\u015f bi\u00e7imidir. Ekonomik kamula\u015ft\u0131rmas\u0131yla siyasal merkeziyet\u00e7ili\u011fin i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7ti\u011fi bu modelde, halk \u00f6znelle\u015femez, kad\u0131n \u00f6zg\u00fcrle\u015fmez, do\u011fa korunmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc sistem, halk\u0131n bilgisine de\u011fil, merkezin ve d\u0131\u015fsal iradenin bilgisinin halk \u00fczerine uygulanmas\u0131na dayan\u0131r.<\/p>\n<p>Reel sosyalizm, ekonomik \u00fcretim alan\u0131nda kolektifle\u015fmeyi ger\u00e7ekle\u015ftirse de, bu kolektivizm \u00e7o\u011fu kez \u00f6zg\u00fcrl\u00fckle de\u011fil, d\u0131\u015ftan determinist \u00e7izgide ifadesini bulan merkezi planlamayla \u00f6zde\u015fle\u015fmi\u015ftir. Ekonomik planlamada halk\u0131n do\u011frudan s\u00f6z hakk\u0131 olmam\u0131\u015f, toplumsal ihtiya\u00e7lar \u00e7o\u011funlukla yukar\u0131dan belirlenmi\u015ftir. Do\u011fa, sanayile\u015fmenin nesnesi haline gelmi\u015f, \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler geli\u015ftik\u00e7e sosyalizmin ilerledi\u011fi varsay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu yakla\u015f\u0131m, kapitalist \u00fcretim felsefesinin ba\u015fka bir bi\u00e7imde s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesinden ba\u015fka bir \u015fey olmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Bu nedenlerle reel sosyalizm, yaln\u0131zca bir uygulama hatas\u0131 de\u011fil, paradigmatik bir daralma ve i\u00e7 kriz ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r. Toplumu yeniden in\u015fa etmesi beklenen bir proje, zamanla toplumu kontrol alt\u0131na almay\u0131 hedefleyen bir sistem haline gelmi\u015f, devrim kendine kar\u015f\u0131 d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu durumun sadece pratik de\u011fil, ayn\u0131 zamanda kuramsal bir ele\u015ftiriyle a\u015f\u0131lmas\u0131 gerekir. \u0130\u015fte Demokratik Toplum Sosyalizmi bu noktada toplumun i\u00e7sel geli\u015fim diliyle tarihsel bir m\u00fcdahale olarak ortaya \u00e7\u0131kar.<\/p>\n<p>Bir ger\u00e7e\u011fi konu ba\u011flam\u0131nda a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturmak gerekir. Marksizm diyalekti\u011fi reddetmemi\u015f, ancak onu canl\u0131 bir toplumsal ak\u0131\u015f olarak de\u011fil, tarihsel zorunluluk \u015femas\u0131na indirgemi\u015ftir. \u00c7eli\u015fkiyi tan\u0131m\u0131\u015f bu \u00e7eli\u015fkiyi ya\u015fam\u0131n i\u00e7sel devinimi de\u011fil, \u00f6nceden belirlenmi\u015f evrelerin ge\u00e7i\u015f mekanizmas\u0131 olarak ele alm\u0131\u015ft\u0131r. Bu yakla\u015f\u0131m, toplumun kendi i\u00e7 iradesini, ahlaki-politik y\u00f6n\u00fcn\u00fc ve \u00e7o\u011ful geli\u015fimi bast\u0131r\u0131r. Devrim d\u0131\u015fsal bir m\u00fcdahale ve bilin\u00e7 ta\u015f\u0131ma s\u00fcrecine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. Dolay\u0131s\u0131yla Marksizm\u2019de, diyalektik ve \u00e7at\u0131\u015fmay\u0131 tan\u0131r ama diyalekti\u011fin canl\u0131 ili\u015fkisel bir ak\u0131\u015f olarak de\u011fil, \u00e7izgisel bir zorunluluk ve tek y\u00f6nl\u00fc bir yasa haline getirir. Tarih, bu anlay\u0131\u015fla bir zorunlulukla ilerler, ilkel toplumdan, k\u00f6leci, feodalizm, kapitalizm, sosyalizm ve kom\u00fcnizme zorunlu olarak ula\u015f\u0131r. Bu \u015fema, s\u00fcreci i\u00e7eriden geli\u015fen bir ak\u0131\u015f olarak de\u011fil, \u00f6nceden belirlenmi\u015f evrelerin d\u0131\u015fsal belirlenimlerle ge\u00e7ilmesi \u015feklinde ele al\u0131r. Diyalektik, b\u00f6ylece ya\u015famla birlikte akan bir d\u00fc\u015f\u00fcnce y\u00f6ntemi olmaktan \u00e7\u0131kar, donmu\u015f bir tarih yasas\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Bundan dolay\u0131 \u00e7eli\u015fki vard\u0131r ama bir ak\u0131\u015f \u015feklinde de\u011fil \u00f6nceden \u00e7izilmi\u015f evrimsel bir hatt\u0131n di\u015flisi halidir art\u0131k. O y\u00fczden diyalektik varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr, ama ak\u0131\u015fkanl\u0131ktan zorunlulu\u011fa sabitler.<\/p>\n<p>Bundan dolay\u0131 bu yakla\u015f\u0131m sonucunda zamansal d\u00fczeyde, tarih do\u011frusal bir hatta ilerler. \u00d6rg\u00fctsel d\u00fczeyde, toplumun kendi i\u00e7 devinimi ve ahlaki-politik \u00f6z \u00f6rg\u00fctlenmesi bast\u0131r\u0131l\u0131r. Bunun yerine, yukar\u0131dan kurulan bir bilin\u00e7 ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131, \u00f6rg\u00fct s\u00fcreci y\u00f6netir. B\u00f6ylece toplum, \u00f6zne de\u011fil, nesne haline getirilir. Bilgi d\u00fczeyinde, bilgi merkezile\u015fir. Bilmek, tan\u0131mlamak, adland\u0131rmak ve y\u00f6netmekle \u00f6zde\u015fle\u015fir. Bu da bilgiyi ili\u015fkisel, duygusal ve sezgisel d\u00fczlemden kopar\u0131r, onu teknik, ideolojik bir dayatma arac\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr.<\/p>\n<p>Demokratik sosyalist yakla\u015f\u0131mda ise, diyalekti\u011fi yeniden canl\u0131 ili\u015fkisel bir ak\u0131\u015fla \u00e7eli\u015fkiyi ya\u015fam\u0131n, maddenin i\u00e7indeki devinimle, ili\u015fkisel, ahlaki ve duyumsal d\u00fczleme \u00e7eker. \u00c7at\u0131\u015fmay\u0131 sadece yap\u0131sal de\u011fil, ayn\u0131 zamanda anlam kurucu bir kar\u015f\u0131la\u015fma olarak tan\u0131mlar. Toplum kendi i\u00e7 \u00e7eli\u015fkileriyle var olur ama bu \u00e7eli\u015fkiler hiyerar\u015fik de\u011fil, yatayd\u0131r, zorunlu de\u011fil \u00f6zg\u00fcrle\u015fmeye a\u00e7\u0131kt\u0131r, soyut de\u011fil ya\u015famsald\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla demokratik sosyal bilim anlay\u0131\u015f\u0131nda, toplumsal s\u00fcreci d\u0131\u015fsal m\u00fcdahalelerle de\u011fil, i\u00e7sel iradeyle anlar. Zorunluluk de\u011fil, ahlaki-politik tercih temeldir. \u00c7eli\u015fki, bast\u0131r\u0131lacak bir hata de\u011fil, anlam\u0131 do\u011furan dinamik olarak kabul edilir. \u00d6nc\u00fcl\u00fck, yukar\u0131dan bilin\u00e7 ta\u015f\u0131ma de\u011fil, ili\u015fkiyi kuran, anlam\u0131 yaratan, etik bilin\u00e7le yakla\u015fan, hakikati a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kartan, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc payla\u015fan bir toplumsal var olu\u015f tarz\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Dolays\u0131yla, demokratik sosyal bilim, donmu\u015f diyalekti\u011fin \u00e7\u00f6z\u00fclmesidir. Zihniyetin, ya\u015fam\u0131n ve \u00f6rg\u00fct\u00fcn i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7ti\u011fi, s\u00fcrekli yeniden kurulan bir toplumsall\u0131kt\u0131r. Bu nedenle, tarihin ak\u0131\u015f\u0131, \u00f6nceden \u00e7izilmi\u015f evreler de\u011fil, halklar\u0131n, kad\u0131nlar\u0131n, kom\u00fcnlerin, \u00f6z \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn, ili\u015fkilerin ve direni\u015flerin canl\u0131, \u00e7o\u011ful ve duyumsal \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Demokratik sosyalist paradigma, reel sosyalizmin ta\u015f\u0131yamad\u0131\u011f\u0131 bu i\u00e7sel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm y\u00fck\u00fcn\u00fc sahiplenerek, devrimin anlam\u0131n\u0131 yeniden tan\u0131mlar. Devrim,\u00a0 iktidar\u0131n, devletin ele ge\u00e7irilmesi de\u011fil, iktidar\u0131n, devletin\u00a0 toplumsal alandan, hem zihniyet hem form olarak \u00e7\u0131kart\u0131lmas\u0131, anlams\u0131zla\u015ft\u0131rmas\u0131 gerekir. Bunun olmas\u0131 i\u00e7in diyalektiksel olarak i\u00e7sel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm iradesi ve \u00f6z iradenin \u00f6rg\u00fctlenmesiyle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Dolay\u0131s\u0131yla \u00d6ncelik, sistemin veya merkezi hiyerar\u015fik\u00a0 \u00f6rg\u00fct yap\u0131s\u0131nda de\u011fil, toplumun kendini \u00f6z-y\u00f6netimle, ahlaki normlarla, \u00e7ok kimlikli birliklerle ve kad\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcyle \u00f6rg\u00fctlemesindedir. Burada \u00f6nc\u00fcl\u00fck art\u0131k bilgi ta\u015f\u0131yan bir merkez de\u011fil, toplumla birlikte \u00f6\u011frenen, d\u00f6n\u00fc\u015fen, ili\u015fki kuran, rehberlik eden bir nitelik kazan\u0131r. Burada \u00f6nemli ay\u0131r\u0131m, toplumun i\u00e7sel geli\u015fim yasas\u0131yla toplumsal kimliklerin geli\u015fti\u011fini, d\u0131\u015ftan yakla\u015f\u0131m\u0131n tahakk\u00fcm ve nesnele\u015ftirme d\u0131\u015f\u0131nda bir sonu\u00e7 vermeyece\u011finin anla\u015f\u0131lmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Reel sosyalizm, \u00c7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc bir halk\u00e7\u0131, toplumcu ve farkl\u0131l\u0131k gibi hakikatleri irade ve devrimci inan\u00e7la yola \u00e7\u0131k\u0131lm\u0131\u015f olsa da, \u00f6znelle\u015fmenin merkezine bu farkl\u0131l\u0131klar ve halk\u0131n kendisi de\u011fil, onun ad\u0131na y\u00f6neten kadrolar yerle\u015fti\u011finde, niyet ne kadar \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc ve e\u015fitlik\u00e7i olursa olsun, pratik sonu\u00e7, donmu\u015f bir diyalekti\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015febilir. \u0130\u00e7sel anlamda ideolojik\u00a0 m\u00fccadele verilse de b\u00fct\u00fcn bunlar halk\u0131n i\u00e7inden de\u011fil de, onun ad\u0131na \u00f6rg\u00fctlenince, diyalekti\u011fin \u00d6zsel ak\u0131\u015f\u0131, yani ya\u015fam\u0131n i\u00e7sel geli\u015fimi d\u0131\u015fsalla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olur. Oysa diyalektik, halk\u0131n kendi i\u00e7inden do\u011fan, kendi i\u00e7 devinimi, ritmiyle akan bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm yasas\u0131d\u0131r. D\u0131\u015far\u0131dan verilen hi\u00e7bir y\u00f6n, ne kadar devrimci olursa olsun, bu ak\u0131\u015f\u0131 nihayetinde dondurur. Bu nedenle, ger\u00e7ek toplumculuk yaln\u0131zca halk i\u00e7inde ya\u015famakla de\u011fil, kendini a\u015fm\u0131\u015f ama halk olarak ya\u015famak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Aksi halde, devrim ad\u0131na, halk ad\u0131na, do\u011fa ad\u0131na, kad\u0131n ve toplum ad\u0131na konu\u015furken, tam da konu\u015ftu\u011fumuz \u015feyin \u00f6znesini g\u00f6lgede b\u0131rak\u0131r, onun yeri i\u015fgal edilir. Bu ise, m\u00fccadele edilen zihniyetin yeniden \u00fcretimidir.<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7in diyalektiksel ak\u0131\u015f\u0131n geli\u015fmesi, i\u00e7sel geli\u015fimin \u00f6z \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcyle ancak olabilir. \u00d6rg\u00fct modeli, merkez\u00ee hiyerar\u015fik disiplinden,\u00a0 a\u011fsal \u00e7o\u011fulcu, yatay ve kat\u0131l\u0131mc\u0131 yap\u0131lara evrilir. Meclisler, kom\u00fcnler, akademiler, kad\u0131n yap\u0131lar\u0131 gibi \u00f6rg\u00fctler, yaln\u0131zca ara\u00e7 de\u011fil, \u00f6zg\u00fcrle\u015fmenin bizatihi zemini ve ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 haline gelir. Toplumsal \u00f6zg\u00fcrle\u015fmenin yolu, kendi i\u00e7sel yap\u0131lar\u0131n\u0131n olu\u015fmas\u0131na geli\u015fmesine ve anlam-madde birli\u011fine kavu\u015fmas\u0131yla olur. Kad\u0131n, toplumsal yeniden kurulu\u015fun ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131, ya\u015fam\u0131 yeniden kuran kurucu ak\u0131l olarak tan\u0131mlan\u0131r. Do\u011fa ile ili\u015fki, \u00fcretim nesnesi \u00fczerinden de\u011fil, ekolojik denge ve toplumsal uyum \u00fczerinden kurulur<\/p>\n<p>B\u00f6ylece Demokratik Toplum Sosyalizmi, reel sosyalizmin b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 yerden ba\u015flamaz, onunla hesapla\u015farak, onu a\u015farak ve \u00e7ok daha k\u00f6kl\u00fc bir zihniyet d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn\u00fc merkeze alarak yola \u00e7\u0131kar. Art\u0131k devrim, toplumun kendi hakikatiyle yeniden bulu\u015fmas\u0131d\u0131r. Bilgi, etikle, politikayla, demokrasiyle, i\u00e7sel yerel olu\u015fumlarla, \u00e7e\u015fitli formlarla,\u00a0\u00a0 halkla,\u00a0 akademilerle, \u00f6z y\u00f6netimle, ekonomiyle, do\u011fayla, siyaset, estetik ve ahlakla b\u00fct\u00fcnle\u015fmedi\u011fi s\u00fcrece \u00f6zg\u00fcrl\u00fck m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.<\/p>\n<p>\u00d6nder Apo son de\u011ferlendirmelerinde \u00f6nderlik ger\u00e7e\u011fine yakla\u015f\u0131m konusunda daha de\u011fi\u015fik ve al\u0131\u015f\u0131la gelmi\u015f yakla\u015f\u0131mlara son noktay\u0131 koymu\u015ftur. \u00d6nder APO\u2019ya kar\u015f\u0131\u00a0 hala yukar\u0131dan Mesih ve sembollerle yakla\u015f\u0131m\u0131n a\u015f\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini keskin bir dille ifade etmi\u015ftir. \u00d6nder Apo art\u0131k kat\u0131l\u0131m bi\u00e7imi, temsil de\u011fil, toplumun yeniden kurulu\u015fun ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 noktas\u0131nda ba\u015fta kadrolar olmak \u00fczere herkesi davet ediyor. Bu nedenle\u00a0 \u00d6nder Apo\u2019nun \u2018Mesih\u2019 tarz\u0131ndan, zihinsel-\u00f6rg\u00fctsel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm kapasitesi rol\u00fcn\u00fcn anla\u015f\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini vurguluyor. Dolay\u0131s\u0131yla partinin, kadronun ve halk\u0131n hala kurtar\u0131c\u0131 beklentisi yerine devrimci \u00f6zne ve\u00a0 \u00f6zg\u00fcrle\u015fme d\u00fczeyine gelmeleri, temsil etmek de\u011fil ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 olmak, \u00f6rg\u00fct olmak, in\u015fa etmek, d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek ve bir s\u0131\u00e7rama d\u00fczeyine kavu\u015fmak gerekti\u011fini belirtiyor.\u00a0 Buda i\u00e7sel geli\u015fimin dili olan, diyalektiksel ak\u0131\u015f\u0131n ili\u015fkisel, anlamsal, etik ve deneyimlerle olu\u015fan yeni kom\u00fcnal \u00f6rg\u00fctlenme s\u00fcrecidir. Dolay\u0131s\u0131yla kadronun toplum i\u00e7inde kurucu ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 ili\u015fkiselli\u011fiyle, emekle, etikle, kat\u0131l\u0131mla ve \u00f6rg\u00fctlenmeyle olu\u015fmu\u015f bir ger\u00e7ekli\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015fmesi gerekmektedir. Art\u0131k \u00fcsten bekleyen, hiyerar\u015fik mekanizmayla kat\u0131lan, yukardan a\u015fa\u011f\u0131ya do\u011fru bir bilgi ta\u015f\u0131ma yakla\u015f\u0131m\u0131 i\u00e7inde olma d\u00f6nemi bitmi\u015ftir. Yerelden zihniyetle, emekle,\u00a0 diyalekti\u011fin di\u011fer bir ucu olan kom\u00fcnal iradeyi g\u00fc\u00e7lendirmekle bu olur. \u00c7eli\u015fkileri canland\u0131rmak bunun aktif\u00a0 ve \u00f6rg\u00fctl\u00fc bir\u00a0 taraf\u0131nda bulunmak, onunla var olmak ile ancak devlet\u00e7i sistem zihniyeti toplum i\u00e7inde a\u015f\u0131l\u0131r ve \u00e7\u0131kart\u0131lm\u0131\u015f olur. Bundan dolay\u0131 halk\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda, ona bilgi ve bilin\u00e7 ta\u015f\u0131yan merkezi-kadro-parti anlay\u0131\u015f\u0131yla\u00a0 hareket etmeye devam edilirse\u00a0 buna art\u0131k\u00a0 iktidar\u0131n\u00a0 ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak ele almak gerekmektedir. Buda diyalekti\u011fin donmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Diyalekti\u011fin donmas\u0131, yaln\u0131zca toplumsal yap\u0131lar\u0131n d\u0131\u015fsal bask\u0131s\u0131yla de\u011fil, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc temsil eden i\u00e7sel \u00f6znelerin kendi iradesini kurumsalla\u015ft\u0131ramamas\u0131yla da ya\u015fanabilir. Kad\u0131n, halk, do\u011fa gibi ya\u015fam\u0131n en k\u00f6kl\u00fc ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc damarlar\u0131, e\u011fer kendileri ad\u0131na karar al\u0131nan, ama karar s\u00fcre\u00e7lerine do\u011frudan kat\u0131lmayan konumda b\u0131rak\u0131l\u0131rlarsa, temsil ettikleri \u00e7o\u011fulluk g\u00fcc\u00fc tekil bir merkeze do\u011fru \u00e7ekilir. \u0130\u015fte burada donma ba\u015flar. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, sadece ilkesel d\u00fczeyde tan\u0131nmakla de\u011fil, kurucu irade olarak i\u015flerlik kazanmakla ger\u00e7ekle\u015fir. Kad\u0131n, do\u011fa ve toplum i\u00e7inde ya\u015fan\u0131l\u0131yorsa bile, b\u00fct\u00fcn bu de\u011ferler \u00f6rg\u00fctsel ve toplumsal ya\u015fam\u0131n karar g\u00fcc\u00fcne d\u00f6n\u00fc\u015fmemi\u015fse, sadece vitrin olur. Merkezden gelen do\u011frularla ya\u015fan\u0131yorsa, halk yada kad\u0131n ad\u0131na konu\u015fuluyorsa ama onlar kendi sesleriyle konu\u015fmuyorsa, i\u015fte o zaman en \u00f6zg\u00fcr denilen yerde bile diyalekti\u011fin dondu\u011fu s\u00f6ylenebilir.<\/p>\n<p>Reel sosyalizm, bu ak\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131, ve b\u00fct\u00fcnle\u015fmeyi ba\u015faramad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in \u00e7\u00f6km\u00fc\u015ft\u00fcr. Demokratik toplum paradigmas\u0131, bu b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc kurarak sosyalizmi yeniden anlaml\u0131 ve tarihsel k\u0131lar. Art\u0131k mesele, sistemle kavga etmek de\u011fil, toplumu, kendini yeniden kurabilecek bilin\u00e7, \u00f6rg\u00fct, ahlaki-politik ve iradeyle donatmakt\u0131r.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>&nbsp; &nbsp; Hakk\u0131 tekin Bu \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f, devrimci iddialar ta\u015f\u0131yan bir projenin, zamanla kendi i\u00e7indeki bilgisel, \u00f6rg\u00fctsel ve zihinsel \u00e7eli\u015fkilerle \u00e7\u00f6k\u00fc\u015fe s\u00fcr\u00fcklenmesinin ifadesidir. Reel sosyalist deneyimler, iktidar\u0131 devirmekle \u00f6zg\u00fcrle\u015fmenin sa\u011flanamayaca\u011f\u0131n\u0131, devletin ele ge\u00e7irilmesinin toplumu \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmedi\u011fini ve en \u00f6nemlisi de devrimin, yaln\u0131zca iktisadi bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm de\u011fil, ayn\u0131 zamanda zihniyet, ahlak ve ya\u015fam bi\u00e7iminin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc oldu\u011funu g\u00f6steren tarihsel &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[45],"tags":[],"class_list":["post-1561","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-makale"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1561","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1561"}],"version-history":[{"count":2,"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1561\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":1565,"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1561\/revisions\/1565"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1561"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1561"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1561"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}