{"id":1351,"date":"2024-11-14T06:52:12","date_gmt":"2024-11-14T06:52:12","guid":{"rendered":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/?p=1351"},"modified":"2024-11-14T06:52:12","modified_gmt":"2024-11-14T06:52:12","slug":"sosyal-bilim-anlayisimiz","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/sosyal-bilim-anlayisimiz\/","title":{"rendered":"SOSYAL B\u0130L\u0130M ANLAYI\u015eIMIZ"},"content":{"rendered":"<p><strong><span style=\"color: #008000;\">SOSYAL B\u0130L\u0130M ANLAYI\u015eIMIZ<\/span><\/strong><\/p>\n<p><strong><span style=\"color: #008000;\">ABDULLAH \u00d6CALAN<\/span><\/strong><\/p>\n<p>Toplumla do\u011fa aras\u0131ndaki ili\u015fki sosyal bilimin gittik\u00e7e yo\u011funla\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir aland\u0131r. Genel anlamda \u00e7evrenin toplum \u00fczerindeki etkisi a\u00e7\u0131k olmas\u0131na kar\u015f\u0131n, bilimsel incelemesi ve felsefeye konu te\u015fkil etmesi yenidir. Toplumsal sistemin \u00e7evre \u00fczerinde felaket boyutlar\u0131nda etkisinin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131yla bu ilgi geli\u015fmi\u015ftir. Sorunun kayna\u011f\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, do\u011faya tehlikeli bi\u00e7imde ters d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f h\u00e2kim toplumsal sistem kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Binlerce y\u0131l s\u00fcren toplum i\u00e7i \u00e7eli\u015fkilerin kayna\u011f\u0131nda do\u011fal \u00e7evreyle yabanc\u0131la\u015fman\u0131n yatt\u0131\u011f\u0131; ne kadar i\u00e7 toplumsal \u00e7eli\u015fki ve sava\u015flar geli\u015fmi\u015fse o kadar da do\u011fayla ters d\u00fc\u015f\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gittik\u00e7e artan bilimsel bir netlikle ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r.<br \/>\nSosyolojinin g\u00fcn\u00fcm\u00fcz sorunlar\u0131na &#8216;din&#8217; kadar bile yan\u0131tlar geli\u015ftirememesi sosyal bilimin, dolay\u0131s\u0131yla t\u00fcm bilimsel yap\u0131n\u0131n sorgulanmas\u0131n\u0131 zorunlu k\u0131lmaktad\u0131r. Madem bilim bu kadar geli\u015fmi\u015fse, bu kadar \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131k neden? Yaln\u0131z 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n kanl\u0131 bil\u00e2n\u00e7osunu t\u00fcm insanl\u0131k tarihiyle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131rsak, katbekat \u00fcst\u00fcn oldu\u011fu bilinen bir husustur. Demek ki bilimsel yap\u0131da da \u00e7ok ciddi yetersizlikler ve yanl\u0131\u015fl\u0131klar vard\u0131r. Yanl\u0131\u015fl\u0131klar bilimin tespitlerinde olmayabilir; y\u00f6netim ve kullan\u0131m tarz\u0131nda olabilir. Ama bu bilimi ve bilim adamlar\u0131n\u0131, kurumlar\u0131n\u0131 sorumluluktan kurtaramaz. Derinli\u011fine bu hususlar\u0131 tart\u0131\u015fman\u0131n yeri buras\u0131 de\u011fil. Kanaatim olarak mevcut bilim adamlar\u0131 ve kurumlar\u0131n\u0131n konumu, M\u0131s\u0131r ve Mezopotamya&#8217;n\u0131n ilk krall\u0131klar\u0131ndaki rahiplerin ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k konumlar\u0131ndan hem ahlak hem de inan\u00e7 a\u00e7\u0131s\u0131ndan daha geri ve sorumsuz gibi durmaktad\u0131r. Firavun ve Nemrut kral soylar\u0131na ba\u015fkald\u0131ran \u0130brahimi gelenekli dinler ve peygamberleri, ahlaken ve inan\u00e7 itibariyle insanl\u0131\u011f\u0131n geli\u015fiminde b\u00fcy\u00fck rol oynad\u0131lar. Bu rol rahip gelene\u011finin olumlu y\u00f6n\u00fcd\u00fcr. \u0130ktidar\u0131n emrindeki bilim adamlar\u0131n\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 ise, iktidar \u00e7\u0131lg\u0131nlar\u0131n\u0131n eline s\u00fcrekli imha ara\u00e7lar\u0131 vermesi ve en son insanl\u0131\u011f\u0131n ba\u015f\u0131na atomu patlatmas\u0131d\u0131r. Demek ki bilim iktidar ili\u015fkisinde vahim bir yanl\u0131\u015fl\u0131k vard\u0131r. Bilimi bir toplum \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak, en de\u011ferli kazan\u0131m olarak de\u011ferlendirebiliriz. Ama bunca felaketlere yol a\u00e7mas\u0131n\u0131 ise asla izah edemeyiz. Dolay\u0131s\u0131yla bilim adam\u0131 ve kurumlar\u0131n\u0131 bu y\u00f6n\u00fcyle kabul ve hatta affedemeyiz. Bu \u00f6ncelikli \u00e7eli\u015fkinin izah\u0131n\u0131 bulmad\u0131k\u00e7a, sosyoloji ve t\u00fcm di\u011fer bilimleri neden sorgulamam\u0131z gerekti\u011fi anla\u015f\u0131l\u0131r bir husustur. Sistem nerede b\u00fcy\u00fck oynad\u0131\u011f\u0131, temel yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 yapt\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ve insanl\u0131\u011f\u0131n gelece\u011fini en belirsizliklerle y\u00fckl\u00fc bir s\u00fcrece soktu\u011funun hesab\u0131n\u0131 yapmad\u0131k\u00e7a, istedi\u011fimiz kadar kurtulu\u015f, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik teori ve pratiklerini geli\u015ftirelim, sonu\u00e7ta yine hakim toplumsal sisteminin de\u011firmenine su ta\u015f\u0131maktan kurtulamay\u0131z.<br \/>\nSavunmam\u0131n \u00f6nemli bir iddias\u0131n\u0131 Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n temelindeki bu ba\u015fat \u00e7eli\u015fkinin nas\u0131l rol oynad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koyma \u00e7abas\u0131 te\u015fkil edecektir. Bu \u00e7eli\u015fki a\u00e7\u0131klanmad\u0131k\u00e7a, sistemin di\u011fer vahim yanl\u0131\u015fl\u0131klar\u0131 eksik olarak ortaya konulacakt\u0131r. Bat\u0131 sistemi di\u011fer toplumsal sistemlerin hepsinden daha fazla kendini can al\u0131c\u0131 noktalarda gizlemektedir. Bu sistem propagandayla zihniyet ve moral \u00e7arp\u0131tmay\u0131 en \u00e7ok geli\u015ftiren sistemdir. En \u00f6zg\u00fcr \u00e7a\u011f\u0131 temsil etmesini bir yana b\u0131rakal\u0131m, en geli\u015fkin k\u00f6leli\u011fin sergilendi\u011fi \u00e7a\u011f oldu\u011funu kan\u0131tlamam\u0131z zor olmayacakt\u0131r. Toplumsal bi\u00e7imleri kendime g\u00f6re bu nedenle kurgulama gere\u011fi duydum. Kendimce daha anlaml\u0131 bir izah tarz\u0131na ba\u015fvurdum.<br \/>\n\u0130nsanl\u0131k durumu, varl\u0131\u011f\u0131 da bir olgudur. Genel bir soyutlama yaparsak, ba\u015flang\u0131\u00e7tan sona kadar bir olgu olarak varl\u0131k s\u00fcrd\u00fcrecektir. Kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan \u00f6nemli soru, bu olgunun tez, antitez ve sentezini nas\u0131l kurmal\u0131y\u0131z sorusudur. E\u011fer anlam g\u00fcc\u00fc en y\u00fcksek varl\u0131k olarak insan\u0131 ve toplumunu tan\u0131mlarsak, bu olgudaki temel ikilemi ve sonul sentezi tespit etmek en bilimsel bir kavramla\u015fmaya ula\u015fmak anlam\u0131na gelir. Madem insan\u0131z, insanla bu kadar ilgileniyoruz, o halde bu varl\u0131\u011f\u0131n temel diyalekti\u011fi (diyalektik; ikilinin tart\u0131\u015fmas\u0131) nas\u0131l seyretmekte ve hangi olas\u0131 senteze do\u011fru ilerlemekte veya d\u00f6n\u00fc\u015fmektedir? Sosyal bilimlerin ba\u015flang\u0131\u00e7 itibariyle ve \u00f6ncelikli olarak bu kavramsalla\u015ft\u0131rmay\u0131 \u00e7\u00f6zerek bunu yapmas\u0131 gerekir. Genel evrensel olu\u015fumun en ilgin\u00e7 bir varl\u0131k durumu olan insan duru\u015fu, bu temel kavramsal \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeyi yapmadan do\u011fru bir sosyal bilime varamaz. Bu durumda yap\u0131lacak olan, say\u0131s\u0131z olgular d\u00fcnyas\u0131nda bo\u011fulmakt\u0131r. Sosyal bilimdeki karga\u015fan\u0131n en temel nedenlerinden biri de budur.<br \/>\nDaha mitolojik \u00e7a\u011flardan ba\u015flayan, tek tanr\u0131l\u0131 dinlerle ve metafizik felsefe ile daha da karma\u015f\u0131k, kar\u0131\u015f\u0131k hale gelen, pozitif bilim ile iyice k\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcmler ba\u011flayan sosyal olguya ili\u015fkin kavram, varsay\u0131m ve teoriler olup biteni izah etmekte sadece yetersiz kalmay\u0131p b\u00fcy\u00fck yanl\u0131\u015fl\u0131klarla da dolu k\u0131l\u0131nd\u0131lar. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n kapitalizm gibi en kanl\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcl\u00fc bir d\u00f6neminin hakim hale gelmesinde bu sosyal olgu izahlar\u0131n\u0131n belirleyici etkisi vard\u0131r. \u0130nsanl\u0131k e\u011fer \u00f6z varl\u0131k bi\u00e7imi olan toplumsall\u0131\u011f\u0131 do\u011fru \u00e7\u00f6z\u00fcmlemezse sonu a\u00e7\u0131k ki dinozorluktur. \u0130ki b\u00fcy\u00fck sava\u015ftan sonra sosyal bilimcilerde her ne kadar bir yenilik aray\u0131\u015f\u0131 varsa da, bunlar \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131 baz\u0131 do\u011frular\u0131 tespit etmekten \u00f6teye gitmeyen c\u0131l\u0131z \u00e7abalard\u0131r. Marksizm gibi en iddial\u0131 ekoller bile s\u0131n\u0131rl\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcm katk\u0131lar\u0131 yan\u0131nda \u00f6zellikle ad\u0131na hareket ettikleri ezilen ve s\u00f6m\u00fcr\u00fclenler d\u00fcnyas\u0131n\u0131 yeni bir dogma ve siyaset anlay\u0131\u015f\u0131na ba\u011flay\u0131p hakim toplumsal sistemin bir yede\u011fi k\u0131lmaktan \u00f6teye rol oynayamam\u0131\u015ft\u0131r. Daha do\u011frusu idealini ger\u00e7ekle\u015ftirememi\u015ftir.<br \/>\nSosyal bilim alan\u0131ndaki di\u011fer bir\u00e7ok ekol\u00fcn ilk ve orta\u00e7a\u011flardaki felsefe ve din gruplar\u0131ndan daha ba\u015far\u0131l\u0131 olamad\u0131klar\u0131, olup bitenler kar\u015f\u0131s\u0131ndaki rollerinden gayet iyi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Sava\u015flar\u0131n jenosit boyutlar\u0131nda, dizginlenemeyen kar h\u0131rslar\u0131 ve tahrip edilen ekolojide sosyal bilim ve kurumlar\u0131n\u0131n pay\u0131 temel \u00f6nceli\u011fe sahiptir. Sosyal bilim ve kurumlar\u0131 tarihin hi\u00e7bir d\u00f6nemiyle k\u0131yaslanmaz bi\u00e7imde siyasal iktidar ve sava\u015f\u0131n hizmetinde olup esas sorumlu konumundad\u0131r. Siyasal iktidar\u0131 ve sava\u015flar\u0131 durduramamak, s\u0131n\u0131rs\u0131z kar h\u0131rs\u0131na set \u00e7ekememek sosyal bilim ve kurumlar\u0131n\u0131n sadece iflas\u0131n\u0131 de\u011fil, insanl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 ihanetini kan\u0131tlamaktad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla insanl\u0131\u011f\u0131n temel problemlerine kar\u015f\u0131 yeni ve yeterli bir sosyal bilim anlay\u0131\u015f ve yap\u0131lanmas\u0131 en de\u011ferli ve ba\u015fat \u00e7al\u0131\u015fma olarak g\u00fcndemde yerini tutmak zorundad\u0131r. Eylem, \u00f6rg\u00fctlenme ancak bu temelde do\u011fru bir yer ve alan bulabilir.<br \/>\nGeli\u015ftirmek istedi\u011fimiz sosyal bilim anlay\u0131\u015f\u0131na bu \u00e7er\u00e7evede yakla\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r. Temel kavram ve varsay\u0131mlar bu do\u011frultuda denemeler niteli\u011finde g\u00f6r\u00fclmelidir. Giderek artacak bu \u00e7abalar kurumla\u015farak \u00e7\u00f6z\u00fcm olanaklar\u0131n\u0131 artt\u0131rabilirler. En genel kavramla\u015ft\u0131rma denememize de bu temelde yakla\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r.<br \/>\nHiyerar\u015fik toplumun ilk kurban\u0131 ana kad\u0131n\u0131n evcil d\u00fczeni oldu. Kad\u0131n belki de toplum sistemde ezilen kesimlerin ba\u015f\u0131nda gelmektedir. Tarih \u00f6ncesinde yayg\u0131n olarak ya\u015fanan bu s\u00fcrecin sosyal bilimlerde yer bulamamas\u0131 da \u00e7ok k\u00f6kl\u00fc erkek egemen toplumun yerle\u015fik de\u011ferlerinden ileri gelmektedir. Kad\u0131n\u0131n hiyerar\u015fik topluma ad\u0131m ad\u0131m \u00e7ekilmesi, t\u00fcm g\u00fc\u00e7l\u00fc toplumsal \u00f6zelliklerini yitirmesi toplumda ger\u00e7ekle\u015fen en temel kar\u015f\u0131devrimdir. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde yoksul emek\u00e7i bir ailede kad\u0131n\u0131n durumu incelendi\u011finde bile, halen bu bask\u0131 ve aldatmacan\u0131n boyutlar\u0131n\u0131 deh\u015fetle kar\u015f\u0131lamamak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. En basit nedenlerle namus ve a\u015fk cinayetlerinin erke\u011fin tekelinde olmas\u0131, olup bitenin ufak bir g\u00f6stergesidir. Bu s\u00fcreci biyolojik farklara ba\u011flamak en temel bir yanl\u0131\u015fl\u0131k olacakt\u0131r. Toplumsal ili\u015fkilerde biyolojinin rol\u00fc veya yasalar\u0131 ge\u00e7erli olamaz. Olsa olsa eril ve di\u015fil \u00f6zelliklerin kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkileri de\u011ferlendirilebilir ki, bu da t\u00fcm t\u00fcrler i\u00e7in ge\u00e7erli bir husustur. Ana kad\u0131n k\u00fclt\u00fc esas olarak toplumsal nedenlerle tahakk\u00fcm alt\u0131na al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Uygulanan bask\u0131 ve ideoloji tamamen bu nedenledir. Bunu cinsel g\u00fcd\u00fc ile, psikolojiyle izah etmeye \u00e7al\u0131\u015fmak vahim bir sapt\u0131rmad\u0131r.<br \/>\nKad\u0131n\u0131n hi\u00e7bir sosyal bilimde yeri ger\u00e7ek\u00e7i olarak konulmam\u0131\u015ft\u0131r. Kad\u0131na en sayg\u0131l\u0131y\u0131m diyen bile, bunu ancak kad\u0131n tutkular\u0131na alet oldu\u011fu oranda ge\u00e7erli bir h\u00fck\u00fcm olarak belirler. Kad\u0131n, cinselli\u011fi d\u0131\u015f\u0131nda bir insan dostu olarak g\u00fcn\u00fcm\u00fczde bile hi\u00e7bir erkek taraf\u0131ndan kabul edilemez. Dostluk erkekler aras\u0131nda ge\u00e7erlidir. Kad\u0131ndan dost demek, ikinci g\u00fcn cinsel skandal demektir. Bu y\u00f6nl\u00fc yakla\u015fmay\u0131 a\u015fan bir erke\u011fi bulmak veya yaratmak en temel \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ad\u0131mlar\u0131ndan biri olarak de\u011ferlendirilmelidir Kad\u0131n adeta t\u00fcm sistemin bir \u00f6zeti olarak g\u00f6r\u00fclmeli ve \u00f6yle \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmelidir. Kapitalist toplum nas\u0131l t\u00fcm eski istismarc\u0131 toplumlar\u0131n devam\u0131 ve zirvesi ise, kad\u0131n da t\u00fcm bu sistemlerin k\u00f6lele\u015ftirici etkisinin zirvesini ya\u015far. En eski ve en yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f hiyerar\u015fik ve devlet\u00e7i toplumun bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc cenderesinde bi\u00e7imlenen kad\u0131n\u0131 anlamadan, toplumu do\u011fru tan\u0131mlayamay\u0131z. Etnik, ulus ve s\u0131n\u0131f k\u00f6leli\u011finin do\u011fru anla\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131n yolu kad\u0131n tan\u0131m\u0131ndan ge\u00e7er. Sosyal bilimin adeta m\u0131zrak \u00e7uvala s\u0131\u011fmazken az\u0131c\u0131k bilim konusu yapmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 kad\u0131n konusundaki incelemeler 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n son \u00e7eyre\u011fine mahsustur. Feminist hareket, \u00e7evre, sava\u015f ve iktidarlar\u0131n korkun\u00e7 y\u0131k\u0131m\u0131 tarih ve egemenli\u011fin cinsiyet\u00e7i karakterini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrtmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Bu husus bile, en objektif olmas\u0131 gereken sosyal bilimler de dahil, t\u00fcm bilimsel yap\u0131n\u0131n cinsiyet\u00e7i karakterini g\u00f6sterir. Bilim cinsiyet\u00e7idir Demokratikle\u015fmenin \u00f6z\u00fcn\u00fc te\u015fkil etmekle birlikte, kendi ba\u015f\u0131na ele al\u0131nmas\u0131 gereken olgular\u0131n ba\u015f\u0131nda kad\u0131n ve etraf\u0131nda olu\u015fan ili\u015fki ve \u00e7eli\u015fkiler d\u00fczeni gelmektedir. Kom\u00fcnal ve demokratik duru\u015f dengeleri sosyal bilimlerin alan\u0131na ne kadar ge\u00e7 ve yetersiz girmi\u015fse, ondan daha fazlas\u0131n\u0131 kad\u0131n olgusuna yakla\u015f\u0131mda g\u00f6rmekteyiz. Sanki kad\u0131n\u0131n ya\u015fad\u0131klar\u0131 do\u011fall\u0131\u011f\u0131n gerekleriymi\u015f gibi bir anlay\u0131\u015f t\u00fcm bilimsel yakla\u015f\u0131mlarda, ahlaki ve siyasi tutumlarda \u00f6n varsay\u0131m olarak kabul g\u00f6r\u00fcr. Daha hazin olan\u0131, kad\u0131n\u0131n kendisi de bu paradigmay\u0131 do\u011fal kabul etmeye al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Binlerce y\u0131ll\u0131k halklara dayat\u0131lan stat\u00fclerin do\u011fall\u0131\u011f\u0131, kutsall\u0131\u011f\u0131, birka\u00e7 kat fazlal\u0131\u011f\u0131yla kad\u0131n\u0131n t\u00fcm zihniyet ve davran\u0131\u015flar\u0131na da adeta kaz\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Halklar kad\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 oranda, kad\u0131n da halkla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Hitler &#8220;halklar kad\u0131n gibidir&#8221; derken bu ger\u00e7e\u011fi kasteder. Kad\u0131n olgusuna daha derinlikli yakla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, biyolojik bir cins olman\u0131n \u00f6tesinde adeta bir soy, s\u0131n\u0131f, ulus muamelesi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc anla\u015f\u0131lacakt\u0131r. Ama en \u00e7ok ezilen soy, s\u0131n\u0131f veya ulus olarak. Hi\u00e7bir soy, s\u0131n\u0131f veya ulusun kad\u0131nl\u0131k kadar sistemli bir k\u00f6leli\u011fe tabi tutulmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iyi bilmek gerekir.<br \/>\nKad\u0131nl\u0131\u011f\u0131n k\u00f6lelik tarihi daha yaz\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zg\u00fcrl\u00fck tarihi ise yaz\u0131lmay\u0131 bekliyor. Kad\u0131n k\u00f6leli\u011finin derinli\u011fi kadar karanl\u0131kta b\u0131rak\u0131lmas\u0131, toplumda y\u00fckselen hiyerar\u015fik ve devlet\u00e7i iktidarla yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Kad\u0131n\u0131n k\u00f6leli\u011fe al\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131yla hiyerar\u015filer \u201cayr\u0131cal\u0131kl\u0131 kutsal y\u00f6netimler\u201d kurulmu\u015f, toplumun di\u011fer kesimlerinin k\u00f6lelik yolu a\u00e7\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Erkeklerin k\u00f6le olmas\u0131 kad\u0131n\u0131n k\u00f6leli\u011finden sonrad\u0131r. Cins k\u00f6leli\u011finin s\u0131n\u0131f ve ulus k\u00f6leli\u011finden farkl\u0131 y\u00f6nleri de vard\u0131r. Me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ince ve yo\u011fun bask\u0131larla birlikte duygu y\u00fckl\u00fc yalanlarla sa\u011flan\u0131r. Biyolojik farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 sanki k\u00f6leli\u011fi i\u00e7in gerek\u00e7eymi\u015f gibi kullan\u0131l\u0131r. Yapt\u0131\u011f\u0131 t\u00fcm i\u015fler de\u011feri olmayan &#8216;kad\u0131nca i\u015fler&#8217; diye hafife al\u0131n\u0131r. Toplumun kamusal alan\u0131nda bulunmas\u0131 dince yasak, ahlaken ay\u0131p olarak sunulur. Giderek t\u00fcm \u00f6nemli toplumsal etkinliklerden uzakla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. Siyasal, toplumsal, ekonomik etkinliklerin hakim g\u00fcc\u00fc erke\u011fin eline ge\u00e7tik\u00e7e kad\u0131n\u0131n zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131 daha da kurumla\u015f\u0131r. &#8216;Zay\u0131f cins&#8217; bir inan\u00e7 olarak payla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. \u00d6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe y\u00fcr\u00fcyen bir gen\u00e7li\u011fi tutmak zordur. Gen\u00e7lik sistemlerin ba\u015f\u0131na en ba\u015fta bela olan kesimdir. Tarih boyunca bu \u00e7ok iyi bilindi\u011fi i\u00e7in, e\u011fitim ad\u0131 alt\u0131nda gen\u00e7lik kurban edilmekten tutal\u0131m, akla hayale gelmez uygulamalara tabi tutulmu\u015ftur. Hiyerar\u015fik toplumun y\u00fckseli\u015finde kad\u0131ndan sonra gen\u00e7li\u011fin bu duruma d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmesi belirleyici rol oynar. Gen\u00e7li\u011fi kontrole alan d\u00fczenin kendini en g\u00fc\u00e7l\u00fc hisseden d\u00fczen saymas\u0131 bo\u015funa de\u011fildir. Daha sonraki devlet\u00e7i toplum sistemlerinin t\u00fcm\u00fc gen\u00e7li\u011fe benzer bir uygulamay\u0131 dayatacaklar\u0131d\u0131r. Zihni b\u00f6yle y\u0131kanan gen\u00e7lik her i\u015fe ko\u015fturulabilir. Sava\u015f dahil en zor i\u015fi meslek edinebilir. En \u00f6nde t\u00fcm zor i\u015flere s\u00fcr\u00fcl\u00fcr. \u00d6zcesi ya\u015fl\u0131lar\u0131n zaaf ve g\u00fcc\u00fcnden kaynaklanan gen\u00e7li\u011fi ba\u011f\u0131ml\u0131la\u015ft\u0131rma ve g\u00fcd\u00fcmleme ili\u015fkisi h\u0131z\u0131ndan ve yo\u011funlu\u011fundan hi\u00e7 kaybetmeden hakim sistemlerin en g\u00fc\u00e7l\u00fc s\u00fcrd\u00fcr\u00fcc\u00fcleri k\u0131l\u0131nm\u0131\u015flard\u0131r. Tekrar vurgulamal\u0131y\u0131m: Gen\u00e7lik fiziki bir olay de\u011fil toplumsal bir olayd\u0131r. T\u0131pk\u0131 kad\u0131nl\u0131\u011f\u0131n fiziksel de\u011fil toplumsal bir olgu olmas\u0131 gibi. Bu iki olay \u00fczerindeki \u00e7arp\u0131tmalar\u0131 kayna\u011f\u0131na inerek a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kartmak sosyal bilimin en temel g\u00f6revidir.<br \/>\nYeni toplumda y\u00fckseltilen tanr\u0131 ise totemi a\u015facakt\u0131r, kamufle edecektir. Da\u011flar\u0131n doruklar\u0131nda, denizin diplerinde, g\u00f6klerde ona mekan aranacakt\u0131r. Hakim g\u00fcc\u00fc vurgulanacakt\u0131r. Yeni do\u011fan efendiler s\u0131n\u0131f\u0131na nas\u0131l da benziyor! Eski Ahit&#8217;te \u201cdolay\u0131s\u0131yla \u0130ncil ve Kuran&#8217;da\u201d tanr\u0131n\u0131n bir ad\u0131 &#8216;rab,&#8217; efendi anlam\u0131ndad\u0131r. Yeni s\u0131n\u0131f kendini tanr\u0131salla\u015ft\u0131rarak do\u011fmaktad\u0131r. Di\u011fer tanr\u0131 adlar\u0131ndan en tan\u0131nm\u0131\u015f olan\u0131 olan &#8216;el,&#8217; &#8216;elohim,&#8217; y\u00fccelik anlam\u0131na gelip, \u00e7\u00f6l kabileleri \u00fczerinde y\u00fckselen atay\u0131, \u015feyhi m\u00fcjdelemektedir. Ataerkilli\u011fin do\u011fu\u015fuyla yeni tanr\u0131n\u0131n do\u011fu\u015fu kutsal kitaplar\u0131n t\u00fcm\u00fcnde \u00e7arp\u0131c\u0131 bir i\u00e7 i\u00e7eli\u011fe sahiptir. Homeros&#8217;un \u0130lyada&#8217;s\u0131nda, Hintlilerin Ramayana&#8217;s\u0131nda, Finlilerin Kalavela&#8217;s\u0131nda hep b\u00f6yledir. Zihinlerde yeni toplumun me\u015fruiyeti sa\u011flanmadan ya\u015fama \u015fans\u0131 zordur. Hi\u00e7bir y\u00f6netilen toplum birimi inand\u0131r\u0131lmadan uzun s\u00fcre y\u00f6netilemez. Zorun y\u00f6netimdeki etkisi anl\u0131kt\u0131r. Kal\u0131c\u0131 inan\u00e7 sa\u011flamamaktad\u0131r. Tarihin S\u00fcmer \u00f6rne\u011fi bu y\u00f6nl\u00fc eldeki ilk yaz\u0131l\u0131 orijinali i\u00e7ermesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan incelenmesi hayli ilgin\u00e7tir. S\u00fcmerlerdeki tanr\u0131 yarat\u0131m\u0131 harikad\u0131r. \u00d6zellikle ana tanr\u0131\u00e7al\u0131\u011f\u0131n y\u0131k\u0131lmas\u0131, ata tanr\u0131n\u0131n egemen k\u0131l\u0131nmas\u0131 t\u00fcm destanlar\u0131n\u0131n \u00f6z\u00fcn\u00fc te\u015fkil etmektedir. \u0130nanna ile Enki, Marduk ile Tiamat&#8217;\u0131n m\u00fccadelesi ba\u015ftan sona destanlar\u0131n\u0131 i\u015fgal etmektedir. Daha sonraki t\u00fcm destanlara ve kutsal kitaplara yans\u0131m\u0131\u015f bu destanlar\u0131n sosyolojik incelenmesi \u00f6n\u00fcm\u00fcze muazzam bilgiler sunmaktad\u0131r. Tarih bo\u015funa S\u00fcmerlerden ba\u015flat\u0131lm\u0131yor. Dinleri, edebiyat destanlar\u0131n\u0131, hukuku, demokrasiyi, devleti S\u00fcmerlerin yaz\u0131l\u0131 tabletlerine dayal\u0131 olarak \u00e7\u00f6z\u00fcmlemek, belki de sosyal bilime \u00e7\u0131k\u0131\u015f yapt\u0131rabilecek do\u011fruya yak\u0131n temel yollardan biridir<br \/>\nKan\u0131mca t\u00fcm bu belirlemeler ve belirsizlikler temelde ayn\u0131 sorundan, devleti tan\u0131mlamaya cesaret edemedi\u011fimizden kaynaklan\u0131yor. Tan\u0131m\u0131 geli\u015ftirmesi gereken sosyal bilimcilerin durumu y\u0131ld\u0131z hareketlerinden insanlar\u0131n kaderini bilmeye \u00e7al\u0131\u015fan S\u00fcmer rahiplerinden daha ileri de\u011fildir. Yaln\u0131z 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n deh\u015fet bilan\u00e7osu t\u00fcm tarihin sava\u015f ve \u015fiddet bilan\u00e7osundan katbekat fazla iken, asl\u0131nda sistemin bir yan \u00fcr\u00fcn\u00fc olan s\u00f6zde birey ve \u00f6rg\u00fct ter\u00f6rizmine dair ciltler dolusu yalan \u00fcretmekten geri durmuyorlar. Sanki t\u00fcm yapt\u0131klar\u0131 \u00f6rg\u00fctlenmi\u015f \u015fiddet olarak devletin anla\u015f\u0131lmamas\u0131n\u0131 sa\u011flamakt\u0131r. En iyi niyetlilerin bile tan\u0131mlama d\u00fczeyleri fili k\u0131llar\u0131yla tarif etmekten \u00f6teye gitmiyor. Y\u00f6ntem ad\u0131 alt\u0131nda b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc olgusal ger\u00e7ekli\u011fi parampar\u00e7a ederek tan\u0131maz hale getirdiklerinin fark\u0131nda de\u011fillermi\u015f gibi duru\u015f sergiliyorlar.<br \/>\nTarihsel toplum sistemlerini zorunlu yasalar\u0131n sonucundan ziyade, d\u00f6nemlerin ideolojik, politik ve ahlaki duru\u015flar\u0131n\u0131n m\u00fccadele tarz\u0131yla ba\u011f\u0131nt\u0131land\u0131rmak daha \u00e7\u00f6z\u00fcmleyici bir yakla\u015f\u0131md\u0131r. \u0130nsan bireyi ve toplumu olgular\u0131nda yasall\u0131k hem \u00e7ok esnek hem de h\u0131zl\u0131 d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm sergileyebilme \u00f6zelliklerine sahiptir. Fizik, kimya ve biyoloji olgular\u0131nda g\u00f6zlemlenen kat\u0131 yasall\u0131k ancak fizik, kimya ve biyolojinin s\u0131n\u0131rlar\u0131nda ge\u00e7erlidir. Gerisini insan\u0131n beyin yap\u0131s\u0131 ve toplum olgusu belirler. Bu nedenlerle insan\u0131 ve toplumu kaderci anlay\u0131\u015flara ba\u011flamamak, \u00f6zg\u00fcrle\u015fme \u015fans\u0131 ve olanaklar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Gerek pe\u015fin \u00f6nyarg\u0131lar, gerekse kaderci sonulcu yarg\u0131lar \u00f6zg\u00fcr yarat\u0131m dinamiklerine ket vurmaktad\u0131r. Sosyal bilim s\u00f6z konusu oldu\u011funda, s\u00f6ylenenlerin b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131n\u0131n hakim toplumsal sistemlerin biny\u0131llardan beri s\u00fcz\u00fcl\u00fcp gelmi\u015f ve her d\u00f6nemde farkl\u0131 k\u0131l\u0131flara b\u00fcr\u00fcnm\u00fc\u015f oldu\u011funu, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de bilimcilik maskesi alt\u0131nda taraf rol\u00fcn\u00fc oynad\u0131\u011f\u0131n\u0131 her zaman ve her yerde g\u00f6z \u00f6n\u00fcne getirmek gerekir.<br \/>\nSosyal bilimin en temel eksikliklerinden biri, tarih boyunca do\u011fal\u0131nda diyalektik bir ikilemi ya\u015famas\u0131 gereken hiyerar\u015fik ve devlet ba\u011flaml\u0131 toplumlar\u0131n di\u011fer ucunu \u201cpartneri\u201d g\u00f6stermemesidir. Sanki tarih \u00e7eli\u015fkisiz, hakim toplumsal sistemin \u00e7izgisel geli\u015fiminden ibarettir. Her olgusal geli\u015fmede g\u00f6zlemlendi\u011fi gibi, tarih boyunca hiyerar\u015fik ve devletli toplum da z\u0131dd\u0131 rol\u00fcnde olan do\u011fal toplumsal de\u011ferlerle \u00e7eli\u015fki halinde geli\u015fir. Onunla beslenerek b\u00fcy\u00fcr, geli\u015fir, \u00e7e\u015fitlenir. Do\u011fal toplumun g\u00fcc\u00fcn\u00fc k\u00fc\u00e7\u00fcmsememek gerekir. Bu toplum ana k\u00f6k h\u00fccre rol\u00fcndedir. Nas\u0131l ki k\u00f6k h\u00fccreden di\u011fer t\u00fcm doku h\u00fccreleri do\u011farsa, do\u011fal toplumdan da dokusu niteli\u011findeki kurumlar\u0131 do\u011far. Yine nas\u0131l dokulardan organ ve sistemler do\u011farsa, do\u011fal toplumun ilkel kurumlar\u0131ndan \u201cilkel hiyerar\u015fik kurumlar\u201d da di\u011fer geli\u015fmi\u015f organlar ve toplumsal sistemleri do\u011far. Do\u011fal toplum bast\u0131r\u0131labilir, geriletilip k\u0131st\u0131r\u0131labilir, ama asla yok edilemez. \u00c7\u00fcnk\u00fc o zaman toplum olmaktan \u00e7\u0131k\u0131l\u0131r. Sosyal bilimin bu tespiti yapamamas\u0131 b\u00fcy\u00fck eksikliktir. Hiyerar\u015fi ve devleti besleyen, do\u011fal toplumlar\u0131n milyon y\u0131llara dayanan olu\u015fum ger\u00e7e\u011fidir. Diyalektik ikilem ba\u015fka nas\u0131l do\u011fabilir? Toplumsal analizleri dar s\u0131n\u0131fsal veya ekonomik ara\u00e7larla yapmak, ger\u00e7e\u011fin asli, temel \u00f6\u011fesini ba\u015ftan itibaren d\u0131\u015fta b\u0131rakmak demektir. Bu b\u00fcy\u00fck hata, yan\u0131lg\u0131 ve yanl\u0131\u015f yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Hele marksizm gibi iddial\u0131 bir yakla\u015f\u0131m\u0131n kom\u00fcnal dedikleri do\u011fal toplumu sanki \u00f6mr\u00fc binlerce y\u0131l \u00f6nce bitmi\u015f, yok olmu\u015f bir sistem gibi alg\u0131lamalar\u0131 bu olumsuzlu\u011fu daha \u00e7ok k\u00f6r\u00fcklemi\u015ftir.<br \/>\nDo\u011fal toplum hi\u00e7bir zaman bitmedi. Z\u0131tlar\u0131n\u0131 beslemesine ra\u011fmen t\u00fckenmedi. Kendini hep var edebildi. Etnisite, k\u00f6le ve serflerin dayanaklar\u0131 olarak, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131fla\u015fmas\u0131n\u0131n a\u015f\u0131lmas\u0131 ve yeni toplumun y\u00fckseldi\u011fi zemin olarak, \u00e7\u00f6ldeki ve ormandaki g\u00f6\u00e7ebe toplum olarak, \u00f6zg\u00fcr k\u00f6yl\u00fc ve ana varl\u0131kl\u0131 aile olarak, t\u00fcm tahriplere ra\u011fmen toplumun ya\u015fayan ahlak\u0131 olarak varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 hi\u00e7 eksik etmedi. San\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n aksine toplumun ilerletici motoru sadece dar s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi de\u011fil, kom\u00fcnal toplumsal de\u011ferlerin b\u00fcy\u00fck direnmesidir. S\u0131n\u0131f m\u00fccadelesini inkar etmek do\u011fru olmaz. O sadece tarihin dinamiklerinden biridir. Ba\u015fat rol oynayan, hep gezgin orman, da\u011f, \u00e7\u00f6l g\u00f6\u00e7ebesidir. Form olarak ya\u015fad\u0131klar\u0131 etnisite \u201ckabile, a\u015firet, halk\u201d hareketleridir. Etnisitenin binlerce y\u0131ld\u0131r her t\u00fcr amans\u0131z sald\u0131r\u0131lara ve do\u011fal zorluklara dayanarak ayakta kalma g\u00fcc\u00fcd\u00fcr. Yaratt\u0131klar\u0131 direnme k\u00fclt\u00fcr\u00fc, destanlar\u0131, dilleri, saf, soylu insani de\u011ferleri, ahlaklar\u0131d\u0131r<br \/>\n\u0130lkel topluma &#8216;ilkel&#8217; demekten kurtulmad\u0131k\u00e7a, sosyal bilimin b\u00fct\u00fcn tespitleri yanl\u0131\u015f \u00fczerine bina edilmekten kurtulamaz. K\u00f6k h\u00fccre benzetmesine yine ba\u015fvurmal\u0131y\u0131z. T\u00fcm \u00e7e\u015fitlilik kazanan h\u00fccrelere g\u00f6re ana h\u00fccre ilkel olabilir. Ama bu ilkellik, gerilik, a\u015f\u0131nmas\u0131 gereken anlamda bir ilkellik olmay\u0131p, ilke, esas anlam\u0131nda bir ilkelliktir. Kom\u00fcnal toplum de\u011ferlerine bu y\u00f6nl\u00fc bakmad\u0131k\u00e7a, di\u011fer t\u00fcm kurumlar\u0131n\u0131n analizi k\u00f6ks\u00fcz, kendi ba\u015f\u0131na ciddi anlam yoksunlu\u011fu i\u00e7inde de\u011ferlendirilecektir.<br \/>\nDemek ki toplumsal m\u00fccadelede tutarl\u0131 olmak istiyorsak, \u00f6ncelikle toplumun varolma tarz\u0131na sayg\u0131l\u0131 olmal\u0131 ve ger\u00e7ek\u00e7i bakmal\u0131y\u0131z. En radikal \u00e7a\u011fda\u015f toplumcular\u0131n sadece \u00e7\u00f6z\u00fcmlemelerinde de\u011fil pratiklerinde de kom\u00fcnallikten ka\u00e7\u0131\u015f var. Kendisi \u00f6zel, d\u00fc\u015f\u00fcncesi kom\u00fcnal demek bir aldatmacad\u0131r. Bu, kapitalist sistemin toplumu ahlaktan yoksun b\u0131rakmas\u0131n\u0131n bir sonucudur. Neredeyse 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131na kadar etnisit, kabile, a\u015firet, halk sosyal bilimin d\u0131\u015f\u0131nda gibi g\u00f6r\u00fcnd\u00fc. En az siyasal iktidar kadar etnisiteye de\u011fer vermeden, toplumsal sorunlara anlam vermek ve do\u011fru \u00e7\u00f6z\u00fcmlere gitmek olas\u0131 de\u011fildir. Kom\u00fcnal \u00f6z\u00fcn formu en yo\u011funluklu olarak etnisitede ifade bulur. Etnisiteyi ortadan kald\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131zda toplumdan geriye ne kal\u0131r? Daha d\u00fcne kadar marksizm de dahil t\u00fcm \u00e7a\u011fda\u015f d\u00fc\u015f\u00fcnce ekolleri etnisiteyi i\u015flevi olmayan, arkaik bir form olarak de\u011ferlendiriyorlard\u0131. Kom\u00fcnal \u00f6z\u00fc daha da i\u011freti, gerili\u011fe \u00f6zg\u00fc bir nitelik gibi yans\u0131t\u0131l\u0131yordu. Bireycilik ne kadar \u00f6ne \u00e7\u0131karsa, toplumsal de\u011ferlere hakim olursa o denli \u00f6nemli, onurlu say\u0131l\u0131r oldu. Sosyal bilimciler rahiplere g\u00f6re \u00e7ok olumsuzdurlar derken, \u00e7ok \u00f6nemli bir husustan bahsediyoruz. Toplumun \u00f6nde gelen \u015fuurlusu olarak rahip, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp inand\u0131\u011f\u0131 gibi toplumla toplum i\u00e7in ya\u015far. Bilgisinin do\u011frulu\u011fu temel k\u0131stas de\u011fildir. Toplumun kom\u00fcnalli\u011fine ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131 esas k\u0131stast\u0131r. &#8216;Sosyal bilimci&#8217; ise, bilgisinin do\u011frulu\u011fu ne olursa olsun, toplumsal kom\u00fcnalli\u011fi esas almaz. Bir teknik eleman gibi yakla\u015f\u0131r. Felaket de b\u00f6yle ba\u015flar. Genelde t\u00fcm bilimciler, \u00f6zelde sosyal bilimciler toplum kom\u00fcnalli\u011finin kutsall\u0131\u011f\u0131n\u0131 tan\u0131y\u0131p \u00f6l\u00fcm\u00fcne ba\u011fl\u0131 kalmad\u0131k\u00e7a, hakl\u0131 olarak &#8216;b\u00fcy\u00fck ahlaks\u0131zlar s\u0131n\u0131f\u0131&#8217; olarak adland\u0131r\u0131lmaktan kurtulamayacaklard\u0131r. Toplum kom\u00fcnalli\u011fine ba\u011fl\u0131 olunsayd\u0131, ne sava\u015f ve iktidar ne de s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve istismar ya\u015fanan boyutlara gelirdi. Atom bombas\u0131n\u0131 hangi toplumsall\u0131kla izah edebiliriz?<br \/>\nII. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 sonras\u0131 &#8216;antifa\u015fist&#8217; zafer havas\u0131 fazla s\u00fcrmedi. 1968 devrimci perspektifleri ve gen\u00e7lik hareketleri \u00f6nemli paradigma de\u011fi\u015fikliklerine yol a\u00e7t\u0131. Sisteme bir b\u00fct\u00fcn olarak nefret geli\u015fti. Reel sosyalizm, ulusal kurtulu\u015f ve sosyal demokrasinin beklentilerine cevap veremeyece\u011fi anla\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Vaat edilen d\u00fcnya eskisinden daha iyi de\u011fildi. Denilebilir ki, 1970&#8217;ler, 1848 Devrimi&#8217;nden beri marksizmle ba\u011flanm\u0131\u015f bir\u00e7ok entelekt\u00fcel ak\u0131m\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fc yitirmesiyle, yeni sol, ekoloji, kad\u0131n hareketi ba\u015fta olmak \u00fczere bir\u00e7ok yeni ak\u0131mla tan\u0131\u015fma d\u00f6nemi oldu. Kapitalizm kadar reel sosyalizm ve versiyonlar\u0131na duyulan derin g\u00fcvenin sars\u0131lmas\u0131yla ve 1950&#8217;ler sonras\u0131n\u0131n ikinci b\u00fcy\u00fck bilimsel devrimiyle sosyal bilim ve k\u00fclt\u00fcrel alandaki yeni geli\u015fmeler de beraberinde feminizme, ekolojiye, etnolojiye geni\u015f a\u00e7\u0131l\u0131mlar getirdi<br \/>\n\u00dcnl\u00fc Atina demokrasisini hat\u0131rlamadan ge\u00e7emeyiz. Bir yandan krall\u0131k Isparta&#8217;s\u0131yla demokrasili Atina Grek yar\u0131madas\u0131nda \u00fcst\u00fcnl\u00fck kurmak i\u00e7in \u00e7at\u0131\u015f\u0131yorlar; di\u011fer yandan d\u00f6nemin Roma&#8217;s\u0131 ile Med ve Pers \u0130mparatorlu\u011fu&#8217;nun istilas\u0131n\u0131 durdurmak istiyorlar. K\u00fc\u00e7\u00fcc\u00fck Atina sitesi bu iki \u00fcnl\u00fc d\u00fc\u015fman\u0131n\u0131 \u201cM\u00d6 5. y\u00fczy\u0131l boyunca\u201d kendi \u00f6z silah\u0131 demokrasiyle yendi. Hi\u00e7 de d\u00fczenli kal\u0131c\u0131 ordu ve devlete ba\u015fvurmadan, g\u00f6n\u00fcll\u00fc milisleri ve y\u0131ll\u0131k g\u00f6revleri i\u00e7in se\u00e7ilmi\u015f komutanlar\u0131yla bunu ba\u015fard\u0131. Uygulanan demokrasi de halk demokrasisi de\u011fil, k\u00f6leci s\u0131n\u0131f demokrasisiydi. Yine de tarihin en anlaml\u0131 d\u00f6nemlerinden birine, M\u00d6 5. y\u00fczy\u0131la Atina y\u00fczy\u0131l\u0131 damgas\u0131n\u0131 vurdu. Halklar t\u00fcm zul\u00fcm d\u00fczenlerini, en b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131 demokrasileriyle vurmu\u015flard\u0131r. En refahl\u0131 d\u00f6nemlerini demokrasileriyle yaratm\u0131\u015flard\u0131r. Amerikal\u0131lar\u0131n demokrasileri olmasayd\u0131, g\u00fcne\u015f batmayan \u0130ngiliz \u0130mparatorlu\u011fu&#8217;nu hizaya getiremezlerdi. \u0130ngilizlerin halk demokrasisi olmasayd\u0131, azg\u0131n Norman kral soyunu deviremez ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde bile \u00f6rnek \u0130ngiliz demokratik sistemi yarat\u0131lamazd\u0131. Frans\u0131zlar\u0131n b\u00fcy\u00fck demosu olmasayd\u0131, b\u00fcy\u00fck devrimleri ve cihana nam salan ve \u00f6rnek olan cumhuriyet rejimleri kurulamazd\u0131. Demek ki demokrasi en \u00fcretken rejim oluyor. Siyasal rejim ne kadar demokratikse, o kadar ekonomik refah, sosyal bar\u0131\u015f ayn\u0131 ger\u00e7e\u011fin tamamlay\u0131c\u0131 k\u0131sm\u0131d\u0131r. \u00c7ok iyi bilinir: Demokrasiler \u00f6z\u00fcn\u00fc yitirip demagoglar\u0131n elinde halk\u0131 avlama arac\u0131 olunca, \u00f6nce rejim, sonra refah \u00e7\u00f6kmeye ba\u015flar. Arkas\u0131ndan tutuculuk, fa\u015fizm, sava\u015f ve y\u0131k\u0131m gelir. Sosyal bilimler biraz daha d\u00fcr\u00fcst davransayd\u0131, g\u00f6recektik ki, tarih ve toplum ezici bi\u00e7imde demokratik duru\u015fla varoluyor. Bu duru\u015f kesildi\u011finde asl\u0131nda tarih duruyor. Ya da lanetli dedi\u011fimiz b\u00f6l\u00fcm\u00fc devreye giriyor<br \/>\nKonumuza ili\u015fkin ayd\u0131nlat\u0131lmas\u0131 gereken en temel bir hususa da dikkat \u00e7ekelim. O da s\u0131n\u0131f demokrasicili\u011finin pek anlaml\u0131 ve istenilir olamayaca\u011f\u0131na ili\u015fkindir. Hakim sosyal bilim anlay\u0131\u015flar\u0131na g\u00f6re, \u00f6nce &#8216;k\u00f6le,&#8217; sonra &#8216;serf,&#8217; en son &#8216;i\u015f\u00e7i, proleter&#8217; olmak tarihin \u00f6nlenemez ileriye do\u011fru ak\u0131\u015f\u0131n\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz sonu\u00e7lar\u0131d\u0131r. Bu olgular ya\u015fanmadan sosyalizme, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe-e\u015fitli\u011fe varamay\u0131z. O halde &#8216;ya\u015fas\u0131n k\u00f6leler, ya\u015fas\u0131n serf k\u00f6yl\u00fcl\u00fck, ya\u015fas\u0131n i\u015f\u00e7iler&#8217; demek, s\u0131n\u0131f devrimcili\u011fi s\u0131n\u0131f demokrasisidir \u201carkas\u0131ndan diktat\u00f6rl\u00fck\u201d demektir. Bu form\u00fclasyon, art\u0131k iyice anla\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki, ba\u015ftan a\u015fa\u011f\u0131ya k\u00f6leli\u011fe hizmet teorisidir. Halklar\u0131n demokrasisinde k\u00f6lelere, serflere, i\u015f\u00e7ilere yer yoktur! T\u0131pk\u0131 k\u00f6lecili\u011fe, serfli\u011fe ve i\u015f\u00e7ili\u011fe yer olmad\u0131\u011f\u0131 gibi. Ger\u00e7ek halk demokrasisi k\u00f6leci, feodal ve kapitalist sistemin k\u00f6lesini, serfini ve i\u015f\u00e7isini kabul etmez, reddeder. Ezilen s\u0131n\u0131f ve gruplar\u0131 kutsamak eski bir hastal\u0131kt\u0131r. Demokrasiler bu hastal\u0131\u011f\u0131 ta\u015f\u0131mazlar. Ad\u0131 \u00fcst\u00fcnde, bir yerde demokrasi oldu mu orada ezilme, haks\u0131zca s\u00f6m\u00fcr\u00fclme olmaz. Koyun gibi y\u00f6netilme de olmaz. Demokrasilerde y\u00f6netilme yoktur. Kendini y\u00f6netme vard\u0131r. Egemenlik alt\u0131nda olmak yoktur, kendi kendine egemen olmak vard\u0131r. Tahakk\u00fcmc\u00fc sistemler k\u00f6lele\u015ftirebilir, serfle\u015fmeyi ve i\u015f\u00e7ili\u011fi de kurumla\u015ft\u0131rabilir. Ama demokrasiler geli\u015fti mi k\u00f6lelikten, serflikten ve i\u015f\u00e7ilikten \u00e7\u0131k\u0131l\u0131r. Yine \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r. Ama kendi i\u015finin efendisi olarak, kendi i\u015f kom\u00fcn\u00fcn\u00fcn \u00fcyesi olarak \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r. Kom\u00fcnalizm ve demokrasi etle t\u0131rnak gibi birbirine ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bizim ama\u00e7lad\u0131\u011f\u0131m\u0131z demokrasinin tan\u0131m\u0131 ve dayand\u0131\u011f\u0131 tarih b\u00f6yledir. S\u0131n\u0131f demokrasileri ise bir iktidar gerektirir. Her iktidar bir devleti, her devlet ise demokrasinin inkar\u0131n\u0131 gerektirir. S\u0131n\u0131f demokrasileri \u00f6z\u00fcnde demokrasi de\u011fil devlet iktidar\u0131d\u0131r. Sovyet deneyimi, \u00c7in, K\u00fcba bunu a\u00e7\u0131k kan\u0131tl\u0131yor. Ne kadar devlet, o kadar az demokrasi; ya da ne kadar demokrasi, o kadar az devlet alt\u0131n bir kural olarak bellenmelidir.<br \/>\nKaos toplumunu a\u015farken bilim ve sanat en \u00e7ok dayanaca\u011f\u0131m\u0131z zihniyet temelleridir. \u00dcniversitelerden ilkokullara kadar dayat\u0131lan resmi e\u011fitimler \u00f6z ve bi\u00e7im olarak bireye, topluma ve \u00e7evreye yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015f devlet ve hiyerar\u015fi g\u00fcd\u00fcml\u00fc insan olu\u015fturmay\u0131 esas ald\u0131\u011f\u0131ndan, bu tip e\u011fitim ve \u00f6\u011fretimin tuzaklar\u0131n\u0131 ve aldatmacalar\u0131n\u0131 a\u015f\u0131p, insan\u0131 ve toplumu tarihsel ger\u00e7ekleriyle tan\u0131\u015ft\u0131ran, an\u0131 \u00f6zg\u00fcr k\u0131larak gelece\u011fe ta\u015f\u0131yan yeni bir bilim ve sanat anlay\u0131\u015f\u0131 \u201cparadigmas\u0131\u201d \u00f6ncelikli olarak ve bir zihniyet devrimi esprisi i\u00e7inde \u00f6z\u00fcmsenip ya\u015famsal k\u0131l\u0131nmal\u0131d\u0131r. Yeni tip sosyal bilim akademileri, okullar\u0131 ihtiya\u00e7lar \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lmal\u0131d\u0131r.<br \/>\nOrtado\u011fu&#8217;daki iktidar yap\u0131lanmalar\u0131 da d\u00fcnyan\u0131n di\u011fer alanlar\u0131ndan \u00f6nemli farkl\u0131l\u0131klar g\u00f6sterir. Sava\u015f ve iktidar olgular\u0131 da zihniyet \u00f6rg\u00fclerinden az karma\u015f\u0131kl\u0131k g\u00f6stermez. B\u00f6lgenin en eski kurumlar\u0131ndan olmalar\u0131na ra\u011fmen, sava\u015f ve iktidarla toplumsal ve ekonomik ya\u015fam aras\u0131nda m\u00fcthi\u015f bir kopukluk, paradoks yerle\u015fmi\u015ftir. Kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkiler en incesinden en kabas\u0131na kadar her demagojiye ve bask\u0131ya a\u00e7\u0131kt\u0131r. Rasyonalite en az anlam bulan kard\u0131r. Sosyoloji de \u201csosyal bilim de\u201d \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmi\u015f olmaktan uzak bir olgu olarak, iktidar ve sava\u015f dinsel, etnik, ekonomik, s\u0131n\u0131fsal, siyasal ba\u011flamlar\u0131 i\u00e7inde adeta s\u0131rlanm\u0131\u015f gibidir. En soyut tanr\u0131sal bir kavramdan en kaba bir cop darbesine indirgenmi\u015f haliyle iktidar ve sava\u015f \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesi do\u011fru yap\u0131lmadan, Ortado\u011fu&#8217;nun ger\u00e7ek\u00e7i bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcn\u00fc elde etmek zordur.<br \/>\nSosyal yap\u0131 kurumlar\u0131 ve \u00f6zellikle aile olgusu en az iktidar kadar karma\u015f\u0131kl\u0131k ta\u015f\u0131r. Ortado\u011fu erke\u011fi ve kad\u0131n\u0131 \u00f6zg\u00fcn bir \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmeyi gerektirecek bir karma\u015f\u0131kl\u0131k ta\u015f\u0131r. Genel sosyolojik kal\u0131plarla yap\u0131lacak bir aile, kad\u0131n ve egemen erkek \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesi \u00f6nemli eksiklikler ta\u015f\u0131yacakt\u0131r. Siyasal, ideolojik ve ahlaki ger\u00e7eklik en kat\u0131 ve karanl\u0131k yanlar\u0131yla erkek ve kad\u0131nda yans\u0131t\u0131l\u0131r. Aile kurumundaki \u00e7eli\u015fkiler devlet kurumundaki \u00e7eli\u015fkilerden az de\u011fildir. Aile sosyal bir kurum olman\u0131n \u00f6tesinde anlam\u0131 olan, adeta toplumlar\u0131n &#8216;kara deli\u011fi&#8217; gibidir. Kad\u0131n\u0131 mercek alt\u0131na ald\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, belki de t\u00fcm insanl\u0131k dram\u0131n\u0131 okumak m\u00fcmk\u00fcn olabilecektir.<br \/>\nSosyal bilimde genel bir hastal\u0131k olan b\u00fct\u00fcn\u00fc kadavralara ay\u0131rarak \u00e7\u00f6zmek, en hatal\u0131 sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 herhalde en \u00e7ok Ortado\u011fu uygarl\u0131k \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda g\u00f6sterir. Ekonomi bu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n ba\u015f\u0131nda gelmektedir. Sava\u015f iktidar, zihniyet toplumsall\u0131k i\u00e7 i\u00e7eli\u011fi i\u00e7inde olmadan, ekonomik \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeler ancak bilgisizli\u011fi daha da derinle\u015ftirmeye g\u00f6t\u00fcrecektir. A\u00e7\u0131k ki, Bat\u0131 uygarl\u0131k \u00e7\u00f6z\u00fcmleme kal\u0131plar\u0131yla Ortado\u011fu incelemeleri \u00f6nemli teorik ve pratik yanl\u0131\u015fl\u0131klar i\u00e7ermektedir. Varolan g\u00fcncel kaos biraz da bu yakla\u015f\u0131mlar\u0131n bir \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr.<br \/>\nKurumsal \u00e7\u00f6z\u00fcmlerden \u00f6nce kavramsal \u00e7\u00f6z\u00fcmleri yeterince ayd\u0131nlatmak \u00f6nemlidir. E\u011fer toplumlar\u0131n tarihlerinde ve g\u00fcncelliklerinde adeta birlikte yat\u0131p kalkt\u0131klar\u0131 kavramlar\u0131 do\u011fru tan\u0131mlayamazsak, yap\u0131lacak varsay\u0131mlar\u0131n ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 de\u011feri hayli d\u00fc\u015f\u00fck olacakt\u0131r. \u00d6rne\u011fin bir &#8216;allah&#8217; kavram\u0131n\u0131n sosyal bilim analizi yap\u0131lmadan hangi tarihsel d\u00f6nemi ve toplumu tan\u0131mlayabiliriz? Avrupal\u0131lar orta\u00e7a\u011f feodalizminden \u00e7\u0131karken, zihniyet d\u00fczeyinde en \u00e7ok teolojiyi, (theodice) bo\u015funa tart\u0131\u015fmam\u0131\u015flard\u0131r. Theoyu, yani allah\u0131 o denli tart\u0131\u015fm\u0131\u015flard\u0131r ki, bundan bilim ve felsefenin ipu\u00e7lar\u0131n\u0131 da yakalayabilmi\u015flerdir. Theoya inan\u0131\u015f, kutsall\u0131k da yo\u011fun ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. Hakl\u0131 olarak madem bu kadar inan\u0131yor ve kutsuyoruz, o halde anlam\u0131n\u0131 da bilmek en do\u011fru yakla\u015f\u0131md\u0131r diyebilmi\u015flerdir. Dogmatizmi sarsabilecek d\u00fc\u015f\u00fcnceyi tart\u0131\u015fma ve yenilikler getirme cesaretini g\u00f6stermi\u015flerdir. Orta\u00e7a\u011fdan \u00e7\u0131k\u0131\u015fta d\u00fc\u015f\u00fcnsel tart\u0131\u015fman\u0131n temelinde teoloji vard\u0131r. Ortada bilim ve felsefe ad\u0131na varolan d\u00fc\u015f\u00fcnceler de teolojiyle s\u0131k\u0131ca ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. \u00d6nemli olan, bu tart\u0131\u015fmadan rasyonel felsefe ve bilim i\u00e7in gerekli baz\u0131 sonu\u00e7lar\u0131 \u00e7\u0131karm\u0131\u015f olmalar\u0131d\u0131r. \u0130slam teologlar\u0131 ise tart\u0131\u015fmadan sonu\u00e7 \u00e7\u0131karma yerine, dogmay\u0131 kutsalla\u015ft\u0131rarak d\u00fc\u015f\u00fcnceyi dondurmu\u015flard\u0131r. \u0130mam Gazali daha 12. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda felsefeyi mahkum ederek, i\u00e7tihat kap\u0131s\u0131n\u0131 da iyice daraltmaya yol a\u00e7arak, orta\u00e7a\u011f\u0131n karanl\u0131klar\u0131nda kaybolmas\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Bug\u00fcn bile bu y\u00f6nl\u00fc bir tart\u0131\u015fmaya cesaret edilememektedir. Daha do\u011frusu bu yetenek g\u00f6sterilememektedir.<br \/>\nK\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm olmu\u015f toplum kurumlar\u0131n\u0131 a\u015fmak ve yeniden yap\u0131land\u0131rmak i\u00e7in zihniyet devrimi \u015fartt\u0131r. Zihniyet devrimi sadece Bat\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesini \u00f6z\u00fcmsemek ve aktarmak de\u011fildir. Bu alanda bile s\u0131n\u0131rl\u0131 geli\u015fmeler eklektik nitelikte oldu\u011fundan, yama olmaktan \u00f6teye rol oynamamaktad\u0131r. Bat\u0131l\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncenin ezberi yarat\u0131c\u0131 k\u0131lamaz; verimsiz k\u0131laca\u011f\u0131 gibi, olas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce devrimlerini de engeller. Ortada ezberci \u00e7ok ayd\u0131n oldu\u011fu halde, ger\u00e7ek bir sosyal bilimci yoktur. Ortal\u0131kta \u00e7a\u011fda\u015f mollal\u0131k diyebilece\u011fimiz \u00fcniversite softal\u0131\u011f\u0131ndan ge\u00e7ilememektedir. Klasik \u00e7a\u011f sofistlerinin bile \u00e7ok gerisinde bir sofizm ge\u00e7erlili\u011fi vard\u0131r. G\u00f6n\u00fclden filozof, bilimci, entelekt\u00fcel mumla aransa bulunmaz. B\u00f6yle bir gereksinime inan\u00e7 yoktur. Bat\u0131&#8217;n\u0131n ideolojik malzemeleri daha da k\u00f6t\u00fc aktar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130ster milliyet\u00e7ilik, ister liberalizm ve sosyalizm olsun, \u00e7a\u011fda\u015f ideolojik formlar Ortado\u011fu ayd\u0131n zihniyetinde gerici bir rol oynamaktan \u00f6teye gidememi\u015flerdir. Ortado\u011fu ger\u00e7ekli\u011finin bu tip \u015fablonlarla izah edilemeyece\u011fi, daha da renk kirlili\u011fine u\u011frad\u0131\u011f\u0131 mevcut uygulamalardan iyi bilinmektedir<br \/>\nTarikat olgusu sosyal bir bo\u015fluktan kaynakland\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in objektif de\u011ferlendirmeyi gerektirir. Yar\u0131 sosyal ve siyasi kurulu\u015flar olduklar\u0131ndan, hem iktidar hem muhalefet a\u00e7\u0131s\u0131ndan rolleri \u00f6nemlidir. Bilimsel geli\u015fmenin s\u0131n\u0131rl\u0131 oldu\u011fu, demokrasi anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n geli\u015fmedi\u011fi d\u00f6nem ve yerlerde bu tip \u00f6rg\u00fctlenmeler ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Bunlar\u0131 a\u015fman\u0131n yolu sosyal bilimi ve demokratik m\u00fccadeleyi geli\u015ftirmektir. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde bir\u00e7ok \u00e7\u0131kar ili\u015fkisinin \u015firket gibi arac\u0131 olan ve olduk\u00e7a yozla\u015fan tarikatlarla u\u011fra\u015fman\u0131n do\u011fru yolu, halka bilim ve demokrasiyi g\u00f6t\u00fcrmektir. Bunun i\u00e7in en az tarikat\u00e7\u0131lar\u0131n inanc\u0131 kadar bilime inanmak, de\u011fer vermek, demokrasi i\u00e7in s\u00fcrekli, azimli, kararl\u0131 bir duru\u015f sergilemek gere\u011fi vard\u0131r. K\u00f6keni y\u00fczy\u0131llarca \u00f6ncesine giden cemaat\u00e7i gruplar\u0131 inkar etmeden, demokraside onlara da yer oldu\u011funu bilerek demokratik yakla\u015f\u0131m g\u00f6stermek tutuculu\u011fu \u00e7\u00f6zmede etkili y\u00f6ntemdir.<br \/>\nDaha geni\u015f anlamda modern tarikatlar da diyebilece\u011fimiz sivil toplum ve siyasi parti \u00f6rg\u00fctlenmelerinin baz\u0131lar\u0131 i\u00e7in de benzer yakla\u015f\u0131mlar geli\u015ftirilebilir. Aile, kabile, inan\u00e7 ba\u011flar\u0131 ile daha genel ideolojik ba\u011flar\u0131n i\u00e7 i\u00e7e girdi\u011fi ko\u015fullarda, sivil toplum olgusuna geni\u015f a\u00e7\u0131dan bakmak g\u00fcn\u00fcm\u00fczde \u00f6nem kazanmaktad\u0131r. Klasik sivil toplum unsurlar\u0131 ile \u00e7a\u011fda\u015f unsurlar\u0131 birle\u015ftirmek daha verimli sonu\u00e7lar verebilir. Ge\u00e7mi\u015fe, gelene\u011fe dayanmayan sivil toplum kurulu\u015flar\u0131 k\u00f6k sorunu ya\u015fayabilirler. Dolay\u0131s\u0131yla h\u0131zla kuruma tehlikesi vard\u0131r. Gelenekle ili\u015fki kuramayan hi\u00e7bir ideolojik, siyasal, sosyal ve sanatsal hareketin ba\u015far\u0131 \u015fans\u0131 kal\u0131c\u0131 olamaz; moda gibi i\u011freti olmaktan kurtulamaz. \u00d6zellikle gelene\u011fi k\u00fc\u00e7\u00fcmseyen solun ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131ndan ders \u00e7\u0131kararak, yeniden gelenekle ba\u011f kuran geni\u015f yelpazeli bir sivil toplum ve demokratik siyasi hareketlilik krizden \u00e7\u0131kmada \u00e7\u00f6z\u00fcmleyici, dolay\u0131s\u0131yla ba\u015far\u0131l\u0131 olabilir.<br \/>\nToplumsal gelenekle g\u00fcncellik aras\u0131ndaki ili\u015fkinin do\u011fru tan\u0131mlanmas\u0131 sosyal bilimlerde halen ciddi bir sorundur. G\u00fcncel ya\u015fanan olguyu, olay ve s\u00fcre\u00e7leri gelene\u011fe ba\u011flamadan ne kadar tan\u0131yabiliriz? Gelenek g\u00fcncellik \u00fczerinde ne kadar etkilidir? Toplumun kendisi hangi \u00f6l\u00e7\u00fcler i\u00e7inde gelenek ve g\u00fcncelli\u011fi bir arada ve nas\u0131l ya\u015fayabilir? Bu sorulara yan\u0131t vermeden, g\u00fcncel durum ve olas\u0131 geli\u015fmeler hakk\u0131nda ger\u00e7ek\u00e7i de\u011ferlendirmeler yapmak g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Bu durumda yap\u0131lanlar eksik ve yanl\u0131\u015fl\u0131klarla dolu olacakt\u0131r. Y\u00f6ntem olarak s\u00fcrekli tarih ve g\u00fcnceli birbirine ba\u011flamaya \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131z bu nedenledir. Bir kez daha kan\u0131m\u0131 dile getirirsem, gelene\u011fin b\u00fcy\u00fck oranda \u015fifreli de olsa g\u00fcncelin i\u00e7inde g\u00f6m\u00fcl\u00fc oldu\u011fudur. G\u00fcncel an ve ko\u015fullar san\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan \u00e7ok az geleneksel veriyi de\u011fi\u015fime u\u011fratmaktad\u0131r. Ama olgular d\u00fcnyas\u0131nda bunu anlamak i\u00e7in birka\u00e7 kodlu \u015fifreleri \u00e7\u00f6zmek gerekir. Yo\u011fun tarihsel tan\u0131mlamalar yapmam\u0131n nedeni, bu g\u00fcncel \u00f6rt\u00fck \u015fifreleri \u00e7\u00f6zmek i\u00e7indir.<br \/>\nBir \u00f6rnekle daha iyi izah edebilirim. Herkesin \u201c20. y\u00fczy\u0131lla ideolojik siyasi olarak ilgilenen herkesin\u201d tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 Lenin&#8217;in devrimci d\u00fcr\u00fcstl\u00fc\u011f\u00fcnden herhalde \u015f\u00fcphe edilemez. Lenin hem teorik hem pratik iktidarla ilgilendi\u011finde, ondaki \u015fifreyi \u00e7\u00f6zd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sanm\u0131yorum. \u00c7\u00f6zemedi\u011fi i\u00e7in de kurdu\u011fu sistemle en \u00e7ok kendi ama\u00e7lar\u0131n\u0131 tasfiye etti, bo\u015fa \u00e7\u0131kard\u0131. \u015eifreleri do\u011fru \u00e7\u00f6zememenin \u00f6nemi buradad\u0131r. \u0130ktidar hakk\u0131nda g\u00fcn\u00fcm\u00fcz devrimcilerinden katbekat daha do\u011fru tan\u0131mlama yapan, saymakta g\u00fc\u00e7l\u00fc \u00e7ekece\u011fimiz bilgeler var. Belki iktidar\u0131 y\u0131kmam\u0131\u015flard\u0131r, ama kendilerini kirletmemi\u015flerdir de. Bunlar\u0131 \u00f6nemsiz sayabilir miyiz? Lenin&#8217;in kulland\u0131\u011f\u0131 \u201c\u00c7arl\u0131k Rusya&#8217;s\u0131ndan kalma\u201d iktidar bloklar\u0131yla in\u015fa edilen sosyalizm ancak yetmi\u015f y\u0131l dayand\u0131. O da kar\u015f\u0131t oldu\u011fu sisteme tarihi hizmetlerde bulunduktan sonra \u201cs\u0131radan rakip bir iktidar olan Saddam kadar\u201d direnmeden \u00e7\u00f6z\u00fcld\u00fc. S\u00f6z ve ama\u00e7 birli\u011fi i\u00e7inde oldu\u011fu bir d\u00fcnyaya haber bile vermeden, adeta ihanet ederek. Bence leninist sistemi ucu buca\u011f\u0131 olmayan ele\u015ftirilere bo\u011fmak yerine, sadece &#8216;iktidar\u0131n \u00e7ok kodlu \u015fifresini&#8217; \u00e7\u00f6zemedi\u011fini belirterek de\u011ferlendirmek en do\u011frusudur.<br \/>\nSorun \u00e7ok bilmek de\u011fildir; bilmeye g\u00f6re ya\u015famakt\u0131r. Bilmeyi t\u00fcm boyutlar\u0131yla \u201cbilim, felsefe, sanat\u201d b\u00fct\u00fcnsellik i\u00e7inde toplumun zihniyet hali olarak s\u00fcrd\u00fcrmek, toplumsal varolu\u015fun \u00f6z\u00fcd\u00fcr. \u00c7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n y\u0131kt\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7eklik budur. Bilim bu nedenle muazzam y\u0131k\u0131c\u0131d\u0131r. \u00d6rne\u011fin n\u00fckleer y\u0131k\u0131c\u0131l\u0131k bir ger\u00e7e\u011fin sembolik ifadesidir. \u0130nsan\u0131n kendisine kar\u015f\u0131 atom bombas\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmek yamyaml\u0131ktan daha az vah\u015fi eylem de\u011fildir. Bu par\u00e7alanmay\u0131 \u00f6nlemek ve b\u00fct\u00fcnselli\u011fi sa\u011flamakla g\u00f6revli olmas\u0131 gereken sosyal bilimin kendisi de daha da par\u00e7alanarak tehlikenin as\u0131l kayna\u011f\u0131 haline geliyor. Sonu\u00e7 d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda, b\u00f6lgesel, yerel say\u0131s\u0131z sava\u015flar, milliyet\u00e7ilik, fa\u015fistlik, her t\u00fcr \u015fiddettir. Savunmamda bu nedenle dini, mitolojik, felsefi, bilimsel ve olduk\u00e7a edebiyatla i\u00e7 i\u00e7e armonik zihniyeti esas ald\u0131m. Halklar\u0131n, insan\u0131n \u00f6z\u00fcne ili\u015fkin bir savunma ancak bu temelde geli\u015ftirilebilir. Bir savunman\u0131n g\u00fcc\u00fc, kendine y\u00fcklenen uygarl\u0131k paradigmas\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmleyicili\u011fine ve dayanma g\u00fcc\u00fcne ba\u011fl\u0131d\u0131r<br \/>\nBuna kar\u015f\u0131 c\u0131l\u0131z da olsa Porto Allegre ile ses vermeye ba\u015flayan sosyal demokratik k\u00fcreselle\u015fme, b\u00f6lge i\u00e7in ne anlama gelebilir? Demokratik Ortado\u011fu Federasyonla\u015fmas\u0131 ger\u00e7ek\u00e7i bir \u00fctopya olarak tasarlanabilir mi? Demokratik Irak Federasyonu bu e\u011filimin prototipi olabilir mi? Bunun i\u00e7in tarihin bu d\u00f6nemlerinde sosyal bilime ve ahlaka \u00e7ok i\u015f d\u00fc\u015fer. \u0130ktidar-bilme tekelinden \u00e7\u0131km\u0131\u015f, kendi \u00f6z bilimini kurmaya cesaret etmi\u015f bir sosyal bilim kaos \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131nda verimli \u00e7\u00f6z\u00fcmler i\u00e7in hayatidir. Daha demokratik, cinsiyet \u00f6zg\u00fcrl\u00fckl\u00fc ve ekolojik bir toplum yap\u0131lanmas\u0131 i\u00e7in \u00f6ncelikle yeni sosyal bilim yap\u0131lanmas\u0131na ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Yapmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z, bu soylu ve heyecanl\u0131 i\u015fin bir tasla\u011f\u0131d\u0131r<br \/>\nDini ve mitolojiyi \u00e7\u00f6z\u00fcmlerken, sosyolojiyi veya sosyal bilimi yetkin okumak gerekir.<br \/>\nDevrimcilerin rol\u00fc nerede kald\u0131 denilirse, her \u015feyden \u00f6nce \u00e7izmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu sosyal bilim ger\u00e7eklerine ula\u015fmay\u0131 bilmeleri gerekir. Sosyal bilimsiz devrimcilik veya toplumsal d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmc\u00fcl\u00fck bazen fark\u0131na varmaks\u0131z\u0131n cinayet ve h\u0131yanetlere kar\u0131\u015fabilir. Bunu \u00f6nlemenin yegane yolu, sosyal bilimimizi iktidar bilme g\u00fc\u00e7lerinin elinden kurtar\u0131p yeniden yap\u0131land\u0131rmakt\u0131r; kendi sosyal bilim okullar\u0131m\u0131z\u0131 ve akademilerimizi kurmakt\u0131r. Politikam\u0131z\u0131n arkas\u0131na sosyal bilime dayal\u0131 zihniyetimizi esas k\u0131lmakt\u0131r. Belki de hepsinden en \u00f6nemlisi, toplumsal ahlak\u0131 egemen k\u0131lmakt\u0131r. Ahlaki politikada do\u011frusu \u00e7izilen yolda sonuna kadar y\u00fcr\u00fcme sab\u0131r, inan\u00e7 ve iddias\u0131d\u0131r. D\u00f6nmemek, ihanet etmemek, bunlar i\u00e7in bahane bulmamakt\u0131r. Ahlak, bilimle yo\u011frulmu\u015f zihniyet d\u00fcnyam\u0131zla an\u0131 an\u0131na uyumlu olabilmektir. Bilin\u00e7le s\u00fcrekli ya\u015famakt\u0131r. O halde bilim, politiklik ve ahlak el ele verdi\u011finde, genelde insanl\u0131\u011f\u0131n ve \u00f6zelinde onun ayr\u0131lmaz par\u00e7as\u0131 olan b\u00f6lgesel halklar\u0131m\u0131z\u0131n hizmetinde ba\u015far\u0131lamayacak, \u00fcstesinden gelinemeyecek bir toplumsal davam\u0131z\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rece\u011fiz. Tarih ve toplumun vicdan\u0131 olarak ahlak\u0131m\u0131z, her zamankinden daha fazla bu y\u00f6nl\u00fc bilin\u00e7le y\u00fckl\u00fc politikay\u0131 y\u00fcr\u00fctmeyi, onunla arzulanan, \u00f6ng\u00f6r\u00fclen toplumsal de\u011fi\u015fimi ve d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc sa\u011flamay\u0131 emretmektedir<br \/>\nT\u00fcrkiye&#8217;nin egemenli\u011fi alt\u0131na ald\u0131\u011f\u0131 K\u00fcrdistan&#8217;da y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc politikaya resmi olarak &#8216;sel hareketi&#8217; ad\u0131 verilmekteydi. \u00dczerinden ge\u00e7ilen her yeri \u00e7i\u011fneyip ge\u00e7mek &#8216;iyi&#8217; olarak benimsenmi\u015fti. Bunda imparatorlu\u011fu kaybetmenin ac\u0131s\u0131 da vard\u0131. Hi\u00e7 olmazsa geri kalan par\u00e7alar mutlak bir erimeye tabi tutulmal\u0131yd\u0131. D\u00fcnyan\u0131n hi\u00e7bir d\u00f6neminde, hi\u00e7bir rejiminde g\u00f6r\u00fclmeyen anadil \u201cK\u00fcrt\u00e7e\u201d yasa\u011f\u0131 bile T\u00fcrkiye rejiminde uyguland\u0131. Biny\u0131llarca ya\u015fanan sosyal m\u00fccadelelere, amans\u0131z istila, i\u015fgal ve kolonile\u015ftirme sava\u015flar\u0131na ek olarak, t\u00fcm toplumsal de\u011ferler \u00fczerine K\u00fcrtl\u00fcklerini yans\u0131tacak her \u015feyin \u00fczerine bir kara \u015fal \u00f6rt\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fc. T\u00fcrkiye Cumhuriyeti stat\u00fcs\u00fc alt\u0131nda K\u00fcrtlerin ya\u015fam\u0131 \u00fczerine sosyal bilim ve edebiyat\u0131n \u00e7ok yo\u011fun \u00e7abalar\u0131 ancak baz\u0131 ger\u00e7ekleri g\u00fcn y\u00fcz\u00fcne<br \/>\nBu politikalar\u0131n en az be\u015f bin y\u0131ll\u0131k tarihini \u201cG\u0131lgame\u015f ve Enkidu&#8217;dan beri\u201d destan k\u0131l\u0131f\u0131na b\u00fcr\u00fcnm\u00fc\u015f de olsa a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m. \u015euna inan\u0131yorum ki, y\u00fcr\u00fcrl\u00fckteki blok iktidar politikalar\u0131ndan ne devlet ne ulus olarak T\u00fcrk, Arap ve Farslar\u0131n y\u00fczde 99&#8217;unun ger\u00e7ek bir \u00e7\u0131kar\u0131 olamaz. \u00c7\u0131kar\u0131 olmas\u0131 \u015furada kals\u0131n, geri kalm\u0131\u015fl\u0131k, d\u00fc\u015fmanl\u0131k, yersiz kin g\u00fctmeler, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 \u015fiddet, kaynaklar\u0131n bo\u015fa harcanmas\u0131 ve sonu\u00e7ta hak edilmemi\u015f anlams\u0131z bir ya\u015fama yol a\u00e7mas\u0131 nedeniyle kendilerine b\u00fcy\u00fck zarar verir. Bu korkun\u00e7 k\u0131s\u0131r d\u00f6ng\u00fcy\u00fc, s\u0131rl\u0131 ve sihirli oyunu a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmak i\u00e7in ba\u015fvuraca\u011f\u0131m\u0131z en \u00f6nemli \u00e7are sosyal bilimin kendisidir. Ama ger\u00e7ek sosyal bilimden; iktidar\u0131, dayand\u0131\u011f\u0131 ve yol a\u00e7t\u0131rd\u0131\u011f\u0131 sava\u015f\u0131 ve sosyal yap\u0131lanmalar\u0131 \u00e7\u00f6zen bir sosyal bilimden bahsediyorum. Yoksa S\u00fcmer rahiplerinin y\u0131ld\u0131z hareketlerine dayanan &#8216;kader bilimi&#8217;nden daha tehlikeli sonu\u00e7lar veren; b\u00fct\u00fcn\u00fc, can\u0131, ya\u015fam\u0131 g\u00f6rmeyen, sayg\u0131 ve sevgi duymayan &#8216;kadavrasal bilim&#8217;inden bahsetmiyorum.<br \/>\nBenim bu savunmadaki en \u00f6nemli katk\u0131m, bu bilimin maskesini d\u00fc\u015f\u00fcrerek ger\u00e7e\u011fe yakla\u015f\u0131m\u0131 biraz daha ilerletmi\u015f bulunmamd\u0131r. Milliyet\u00e7ilik bilim midir? Dincilik bilim midir? Sosyalizmcilik bilim midir? Liberalcilik bilim midir? Muhafazakarc\u0131l\u0131k bilim midir? Belki de ilk\u00e7a\u011f\u0131n demi ge\u00e7mi\u015f put\u00e7ulu\u011fundan \u201cpaganizmden\u201d da geri bir put\u00e7uluktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc o put\u00e7uluklar\u0131n zarar\u0131 \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131yd\u0131. Ya bu ucu buca\u011f\u0131 belli olmayan kavram put\u00e7ulu\u011funun verdi\u011fi zarar\u0131n haddi hesab\u0131 var m\u0131d\u0131r? Bir kutsal din kitab\u0131na ba\u011fl\u0131 olan m\u00fcminler \u201cbu kitaplar\u0131n baz\u0131 y\u00f6nleriyle sosyolojik yorumunu yapmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m\u201d bile bildiklerini sand\u0131klar\u0131 de\u011ferlere bu denli ba\u011fl\u0131 olmalar\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k, kadavra ve kavram put\u00e7ular\u0131 tespitlerine ne kadar ba\u011fl\u0131 olabiliyor, fayda umabiliyorlar?<br \/>\nNet ve derinlikli olmamakla birlikte \u00e7izginin ideolojik boyutunun geli\u015fmeye a\u00e7\u0131k olmas\u0131, b\u00fcy\u00fck ve kal\u0131c\u0131 sapmalara d\u00fc\u015fmesini engelliyordu. Israrla temsil etti\u011fimiz sosyalizme &#8216;bilimsel sosyalizm&#8217; dememiz sosyal bilime olan ilgiyi a\u00e7\u0131klayabilir. \u0130deolojik kat\u0131la\u015fmadan kaynaklanabilecek ger\u00e7e\u011fi yeterince g\u00f6rememe hastal\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 tedbirli olmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131. Fakat sosyal bilimin kendisinin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 a\u011f\u0131r problemler, daha yeni yeni k\u00fclt\u00fcr, ekoloji ve kad\u0131n sorununa ilgi duymas\u0131, yine de \u00e7izginin \u00f6nemini kan\u0131tlar. \u00c7izgi sosyal bilim karma\u015fas\u0131ndan al\u0131koymakla \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve e\u015fitlik idealini daha canl\u0131 ve \u00f6nc\u00fcl k\u0131l\u0131yordu. En az\u0131ndan sosyalizmin ve sosyal bilimin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 krizin tahribatlar\u0131 \u00e7izgiyle s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131labildi. T\u00fcrkiye&#8217;nin di\u011fer sol \u00e7izgileri bu yetene\u011fi g\u00f6steremedikleri ve dogmatik karakterle kof bir bireysel liberalizm aras\u0131nda gidip geldikleri i\u00e7in marjinalle\u015fmekten kurtulamad\u0131lar. Mezheple\u015fmenin daha k\u00fc\u00e7\u00fck odaklar\u0131 haline gelmekle politikle\u015fme \u015fans\u0131n\u0131 da ba\u015f\u0131ndan yitirmi\u015f oldular. K\u00fcrt solu denen grup\u00e7uklar da ayn\u0131 s\u00fcreci daha silik ya\u015fad\u0131lar.<br \/>\nParti tan\u0131m\u0131m\u0131z\u0131n i\u00e7eri\u011fine y\u00f6n veren temel bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 olarak teorimize verece\u011fimiz ad da, bu ba\u011flamda olmak kayd\u0131yla yine eskiden oldu\u011fu gibi &#8216;bilimsel sosyalizm&#8217; olabilir. Veya sosyal bilimin en kapsaml\u0131 genellemesi olarak felsefe, toplumun \u00f6zg\u00fcrl\u00fck bilinci olarak ahlak ve d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme iradesi demek olan politika \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fcn\u00fcn ortak ifadesi olarak &#8216;demokratik sosyalizm&#8217; de denilebilir. M\u00fchim olan ad de\u011fil i\u00e7erik tan\u0131mlamas\u0131d\u0131r. Parti teorisiz olamaz, zihniyetsiz beden d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemeyece\u011fi gibi teorisiz parti d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Teori bilimsel geli\u015fmenin en \u00fcst genellemesini kapsamak kadar, ahlak\u0131 ve toplumu d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme iradesi olarak politikay\u0131 bir sanat olarak kavramay\u0131 i\u00e7ermek durumundad\u0131r. Partinin zihniyeti sosyal bilimi, ahlak\u0131 ve politikay\u0131 birlikte s\u00fcrekli kullanarak toplumsal d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc kendi kendine y\u00fcr\u00fcyen bir olgu haline getirinceye kadar, kapitalist sistem alt\u0131nda ya\u015fad\u0131k\u00e7a gereklidir.<br \/>\nZihniyet partinin anlam g\u00fcc\u00fcd\u00fcr. Parti zihniyetinin sosyal bilimi \u00e7ok iyi kavramas\u0131 gere\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r. T\u00fcm bilimsel geli\u015fmeyi kapsayan, bilimlerin en son tamlayan\u0131 olarak sosyal bilim, d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmek istenen toplumun ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 g\u00fcc\u00fcd\u00fcr. Eskiden mitolojik, dinsel ve felsefi ekollerle ayd\u0131nlat\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan toplumsal olgu, uzun y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fcnde s\u0131n\u0131rl\u0131 da olsa sosyal bilimsel bir izaha kavu\u015fmaya yakla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Toplumu bilimsel kavramak b\u00fcy\u00fck bir g\u00fc\u00e7 verir. Bu anlamda sosyolojiyi s\u0131n\u0131rl\u0131 da olsa kavramak, toplumsal d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn en g\u00fc\u00e7l\u00fc yan\u0131d\u0131r. Fakat bu yetmez. \u015eu hususu iyi bilmek gerekir ki, insanl\u0131k tarihindeki t\u00fcm mitolojik, dinsel, felsefi ve bilimsel \u00e7al\u0131\u015fmalar son tahlilde toplumsal kaynakl\u0131d\u0131r ve toplumun ger\u00e7e\u011fini, sorunlar\u0131 ve \u00e7\u00f6z\u00fcmlerini ayd\u0131nlatmak ve gereklerini yerine getirmek i\u00e7in in\u015fa edilmi\u015flerdir. Toplumdan ayr\u0131 bir varl\u0131klar\u0131 yoktur. Toplumu anlamadan ne bireyi, ne e\u015fya ve do\u011fay\u0131 hakk\u0131yla kavramak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Toplumun ba\u015f\u0131na gelen insansal felaketlerin temelinde \u201csava\u015f ve iktidarlar, devlet\u201d cehalet ve zorbal\u0131k yatmaktad\u0131r. Ancak toplumu kavrad\u0131k\u00e7a bu cehalet ve zorbal\u0131k kurumlar\u0131n\u0131 a\u015fabiliriz. Devlet, iktidar ve sava\u015f analitik zekan\u0131n sap\u0131k \u00fcr\u00fcnleri oldu\u011fu halde, a\u015f\u0131lmalar\u0131 da ancak analitik ve duygusal zekan\u0131n el ele vermesiyle m\u00fcmk\u00fcn olacakt\u0131r. Devlet, iktidar ve sava\u015f \u201cdolay\u0131s\u0131yla bar\u0131\u015f\u201d meselesiyle u\u011fra\u015fanlar, toplum kavram\u0131n\u0131 mutlaka yetkin ve yeterli k\u0131lmaya \u00f6ncelik vermelidir.<br \/>\n***<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>SOSYAL B\u0130L\u0130M ANLAYI\u015eIMIZ ABDULLAH \u00d6CALAN Toplumla do\u011fa aras\u0131ndaki ili\u015fki sosyal bilimin gittik\u00e7e yo\u011funla\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir aland\u0131r. Genel anlamda \u00e7evrenin toplum \u00fczerindeki etkisi a\u00e7\u0131k olmas\u0131na kar\u015f\u0131n, bilimsel incelemesi ve felsefeye konu te\u015fkil etmesi yenidir. Toplumsal sistemin \u00e7evre \u00fczerinde felaket boyutlar\u0131nda etkisinin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131yla bu ilgi geli\u015fmi\u015ftir. Sorunun kayna\u011f\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, do\u011faya tehlikeli bi\u00e7imde ters d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f h\u00e2kim toplumsal sistem &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":1284,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[41],"tags":[],"class_list":["post-1351","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-sosyoloji"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1351","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1351"}],"version-history":[{"count":2,"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1351\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":1353,"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1351\/revisions\/1353"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media\/1284"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1351"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1351"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/zanistencivaki.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1351"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}